Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tesadüfi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alexandre Leal Markey

avatar

Lakap : Alex
Rp Sevgilisi : -yok-
Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 02/06/11

Özel
Rp Puanı:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Tesadüfi   Cuma Ağus. 19, 2011 7:58 am

Alex, yakışıklı sayılacak ve güzel, iddialı bir duruşa sahip bir büyücü. Kişiliği diğer insanlar üzerinde değişik bir tutuma sahip. Gözleri baktığında sanki içinizi okuyor ya da her şeyi şıp diye anlayıveriyor hissi uyandırıyor. Etrafına değişik bir aura yayıyor sanki, kendisini belli etmesini ya da bazı ortamlarda yalnız kalabilmeyi iyi biliyor. Şimdi ise Şatonun ağzı misali, büyük kapıdan dışarı çıkmış yürüyor. Elleri cübbesinin cebinde, parmakları rahatça küçük kıpırtılar çıkarıyor. Alex, öğle tatiline çıkmış ve yemeğini yemişti. Duyularının onu yönlendirmesine izin vererek rastgele hakaret ediyor ve bilmeden de olsa Kara Göl'e doğru yollanıyor. Gözleri yere dalmayı bırakıp başını kaldırdığında önündeki manzara her zamanki gibi onu etkiliyor ve şimdide burada durmak istediği kanısına varıp göle yaklaşıyor.

Hıımmm hııı hıı hımmm hım hım ....
Alex, içinden gelen garip bir ritim tutturmuştu. Nedeni belirsiz bir sevinç, ama aynı anda da bir boşluk ve bilinmezlik vardı içinde. Bu iki malzemenin karışımı işte şimdiki ruh halini veriyordu ki bunu da sözcüklerle anlatmak ayrı bir titizlik gereken işti. Kendisine bile nasıl olduğunu söyleyemiyordu. "Nasılsın?" diye sorulan sorulara artık cevabı;"Her zamankinden. Ya sen?" oluyordu. Ama neyse dedi içinden şu an bunlar neden aklında dolaşıyorsa... Önünde uzanan göle hayranlıkla baktı. Dikkatli baktığında yer yer suda kıpırtılar oluşuyor, Alex, bunun nedeninin ya deniz halkının çocukları olduğu ya da dev mürekkep balığının biraz hareket yaparak formda kaldığınından olabileceğini düşündü. Derslerin birden baskıcı bir şekilde ortaya çıkışı onu bir an olsun afallatmıştı. Ayrıca üzerinde SBD kaygısı da çoktan çimlenmiş, kök salmıştı. Ama o yinede bunların üstesinden ustalıkla gelebileceğini düşünüyordu. Aklına dolaşan bazı eski anılar canlandı. Suyu görünce sanki beyni kendisini kapatıp yeniden açmıştı. Bu yüzden aklı ve mantığı garip düşüncelere boğulmuş durumdaydı. Birden göldeki gözüne çarpan bazı balıklara öldüren lanet savurması üzerine bir düşünce geçti. Bu kesinlikle istem dışı olmuştu. Bu doğruydu ne de olsa bir insan beyninden günde 2000-3000 düşünce geçiyordu. Ama yinede bu çok rahatsız edici ve nedeninin belirsizliği yüzünden kafa kurcalayıcı geldi. Asasını çıkardı. Şakağına dayadı. Sanki balık avlıyormuşcasına o düşüncesi buldu ve yakaladı. Asayı şakağından çekti. Asanın ucunda ipeğimsi bir iplik var olmuştu. Asasını savurduğu gibi iplik göle doğru süzülmeye başladı. İşte bu düşünceden kurtulmuştu. Ama şimdi başka bir şey düşünmüştü. Acaba arkamda birisi mi var? ÇÜnkü küçük bir yaprak hışırtısı ve bir iki dal kırılması buna neden olmuştu. Alex, asasını elinde sıktı ve hazırda bekledi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Elizabeth Dunham

avatar

Lakap : Beth, Liz
Rp Sevgilisi : JASON.
Mesaj Sayısı : 312
Kayıt tarihi : 29/07/11

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Geri: Tesadüfi   Cuma Ağus. 19, 2011 8:48 am

Hayat, bazen oldukça yorucu olabiliyor ve eğer bir sorumluluğunuz varsa bu yorgunluğun içine hapsolmaktan başka çare kalmıyor. İnsanlar düşünün hepsi ayrı yöne yürüyen, çılgınca koşan veya boşverin böyle insanları; büyücüler düşünün hepsi ayrı yöne uçan, buharlaşan ve ansızın cisimlenen: hepsinin aklında ayrı bir fikir, ayrı bir sorun. Elizabeth Dunham da bu insanlardan biriydi. Altı yıl süren Quidditch bağımlılığını sonunda yirmi üç yaşında sona erdirmişti. Yeni bir başlangıç için ingiltere'ye eski dostlarının ve okulunun oraya, Hogwarts'a atmıştı.

Ancak şimdi hissediyordu yorgunluğunu... Kendini Hogwarts'ın içine hapsolmuş bir fare gibi hissetti nedensiz bir an. Aklından geçen ufak bir histi bu yalnızca. İstese dışarı çıkıp istediği yere cisimlenebileceğini kendisi de adı gibi biliyordu ancak dışarı çıkıp gezemeyecek kadar uyuşuk hissediyordu. Yorgunluk tüm bedenini sararken öğlen yemeği sonrası odasında karanlık gökyüzüne baktı. Yakında yağmur gelecekti hiç şüphesiz..

Aklına gelen çılgın düşünceyle beyaz yüzündeki biçimli dudakları neşeyle kıvrıldı. "Neden olmasın?" diye düşündü "Tabi ki de olur."

Yağmur yağarken karanlık göle dalacaktı. Bu onun uyanmasına ve günler sırtına binmiş yorgunluğunu atmasına ve neşesinin yerine gelmesine yeterdi. Göl kenarı muhtemelen -hatta kesinlikle- boş olacaktı, hiçbir çılgın bu kasırganın geleceğini göre göre bahçeye inmezdi ve göl kenarına asla gitmezdi. Tabi eğer kör değillerse. Yapacağı şeyin mantıksızlığını düşündüğünde tek yaptığı gülümsemek oldu. Asasını aldı ve rüzgar için pelerinini. Ardından Hogwarts'ın bilindik yollarından kestirmelerine geçip ilerledi.

Bahçeye vardığında soğuk sonbahar havası yüzüne vurdu ve onu mutlu etti. Biraz sonra yapacağı çılgınlığa rağmen kendinden emin, asil ve soğuk adımlarla göle doğru ilerledi. Onu gören biri onun yere inmiş bir melek olduğunu sanırdı, o mutlu bakışları ise peri havasını tamamlıyordu sanki..

Ta ki o ana kadar. Gözlerindeki ışıltı hızla söndü ve hayal kırıklığıyla karışık bir karartıya dönüştü suratı oldukça soğuk ve kızgın bir hal aldı. Ki aslında bu gereğinden fazlaydı. Bakışlarını umutlarını yıkan cisimden ayırmadan ilerlemeyi sürdürdü. Her adımında yerdeki kuru yapraklar hışırdıyordu.

En soğuk sesiyle seslendi "Burada ne işin var senin?"


En son Elizabeth Dunham tarafından Cuma Ağus. 19, 2011 10:07 am tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://facebook.com/ssbdd
Alexandre Leal Markey

avatar

Lakap : Alex
Rp Sevgilisi : -yok-
Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 02/06/11

Özel
Rp Puanı:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Tesadüfi   Cuma Ağus. 19, 2011 9:12 am

Asasını sıkmış bir vaziyette öylece kalakalmıştı. Gelenin kim olduğuna bakmak için dönerken onun kendisine seslendiğini duyan Alex, arkasındakinin kimliğini tespit etmişti. Etrafında dönerken asasını cübbesinin sol iç cebine koydu. Tereddüde yer bırakmadan sesinin en ipeksi en cana yakın tonuyla etrafı maskeledi. "Profesör Dunham!. Burada ne mi yapıyorum? Tabi ki de manzaranın tadını çıkarıyorum, efendim."

Alex, artık arkasına dönmüştü. Kızgınlığın verdiği ve içten gelen yapmacıktan uzak bir yüzle karşılaştı. Gözler ona bakıyordu. Bunun sonucunda Alex, üzerinde bir an bir ağırlık hissetti. Nefes alış verişi bir an zorlandı ancak hemen sonrasında profesörün yüzündeki ifadenin nedeninin kendisi olabileceği olasılığı ölçerek seslendi. "Profesör, acaba burada bulunmam sizin için rahatsız edici bir durum teşkil ediyor mu?"

İçinden gayet saygılı ve etkileyici konuştuğunu geçirdi. Ancak değişen hava şartlarının insanın içindeki duyguları allak pulla etmesinin etkisiyle profesörün her neye kızgınlığı varsa, mevcut duygusunun azalacağından endişeliydi Alex.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Elizabeth Dunham

avatar

Lakap : Beth, Liz
Rp Sevgilisi : JASON.
Mesaj Sayısı : 312
Kayıt tarihi : 29/07/11

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Geri: Tesadüfi   Cuma Ağus. 19, 2011 9:55 am

Ravenclaw cübbeli çocuğun bir an şaşırıp duraksadığını fark etti kızgın Profesör, çocuk duraklamasını atıp arkasını döndüğünde kadının kızgın bakışları ile karşılaştı ama yine de kendini toplayıp konuşabildi sesi oldukça cana yakın ve dosthaneydi "Profesör Dunham!. Burada ne mi yapıyorum? Tabi ki de manzaranın tadını çıkarıyorum, efendim." ancak bir süre sonra tereddünü gizleyemeyen bir ses tonuyla "Profesör, acaba burada bulunmam sizin için rahatsız edici bir durum teşkil ediyor mu?" dediğini duydu Elizabeth.

Bu ne küstahlık! Tabiki de sorun teşkil ediyordu ancak bu sorunu tabiki bu çocuğa söyleyemezdi havaya baktı tekrar müthiş bir yağmur gösteri olacaktı az sonra.. Çocuğun endişeli -olmakta haklı- kahverengi gözlerine baktı soğuk bakışlarıyla. Aslında bu kadar kızgın olmanın gereği yoktu; gerçekten yoktu ancak bu rolü sevmişti ve Slytherin mezunu Profesör'lerin ürkütücü namını kısa bir süre kullanmakta sakınca görmedi, yine de babasından gelen Muggle tarafı sakinlemesini söylüyordu. Küçük bir nefes aldı ve "Bay-"

"Markey, efendim, Alexandre Leal Markey!"

"Bay Markey, burada gelecek kasırgayı bile bile oturamazsınız bu bir hortumun içine süpürgenizi sokmaktan farksızdır!" diye konuştu, asla gerçekten sinirli bir Slytherin olamamıştı ve bu huyundan bir kez daha nefret etti. Ardından beyninde bir şimşek çaktı; hortumun içine süpürge ile dalmak, vay canına! Merlin biliyor ya şuan iç sesi duyulmadığı için oldukça mutluydu.

"Eğer, yanlışlık ile hortumun içine düşersek, Profesör Dunham," dedi Markey "o zaman ne yapacağız bunu bize öğretmediniz!" dedi gereksiz yerde Ravenclaw zekasını kullanarak. Bu çocuğun kendisi kadar deli olamayacağını düşündü bir an; olamazdı; yoksa olabilir miydi?

"O koca beyninizi kullanıp hortumun içine girmemeyi denersiniz, Bay Markey" dedi veya "Biz yetişkinler buharlaşırız ve sizin gibi küçüklerin arkasını gözleriz!"

"Ama-" diye başladı söze, Elizabeth çocuğa ne kadar karşı koysada bir kaç ısrardan sonra onu arkasında sürüklemeyecek biri değildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://facebook.com/ssbdd
Alexandre Leal Markey

avatar

Lakap : Alex
Rp Sevgilisi : -yok-
Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 02/06/11

Özel
Rp Puanı:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Tesadüfi   Cuma Ağus. 19, 2011 10:13 am

Etraftaki şiddetlenen hava akımı, kurmuş yaprakları havalandırıyor sonrasında belirli bir düzenle etrafa saçıyordu. Rüzgarın yüzünden göl manzarası dalgalı bir hal almıştı. Artık gölün yüzerinde binlerde kıpırtı görülebiliyordu. Biraz yakınlarındaki ağaçlar sessizliklerini bozmuş, sallanıyorlardı. Bu arada Alex ve Profesör Dunham, girdikleri hararetli konuşmayı sürdürüyordu. Profesör hala nedeni bilinmez bir nedenden dolayı sinirliydi. Bu siniri sanki yeni bişey yüzündendi. Çünkü derslerine giren Alex, profesörün gayet sıcak kanlı olduğu gözlemine kapılmıştı. Bir iki kez konuşmuşlardı. Profesörün yaptığı zekice kelime oyunları Alex için cezbediciydi, profesörle konuşmak ise muazzam.

Öncelikle aklına az önceki biraz safça sorusundan dolayı garip şeyler doldu. O soru birden ağzından çıkmıştı. Şimdi ise profesör adeta ağzının payını vermişti. Son sözü ağzından çıkan ve gerideki kelimeleri tıkayan bir ama oldu. Sanki durması gerekiyordu. Sonra aklıma başka birşey geldi. "Profesör, burada bulunma sebebiniz beni uyarmak mıydı?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Elizabeth Dunham

avatar

Lakap : Beth, Liz
Rp Sevgilisi : JASON.
Mesaj Sayısı : 312
Kayıt tarihi : 29/07/11

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Geri: Tesadüfi   Cuma Ağus. 19, 2011 10:46 am

Çocuk Dunham'a baktı ve gayet rahat bir tavırla,etrafa sanki sıkılmış ve başından savmak istermiş gibi bir his yayarak "Profesör, burada bulunma sebebiniz beni uyarmak mıydı?" dedi.

Dunham durdu, çünkü düşünmeden söylenicek en ufak sözü kendisini batırabilirdi. Evet, belki de en mantıklısı çocuğu nazikçe uyarıp aklı başına gelmeden yorgunluğunu ve üzerindeki sıkıntıyı alacak şu çılgınlığı yapabilirdi. Eski Milli Quidditch oyuncusu olarak daha kötü hava şartlarını da görmüştü. Bu onun için büyütülcek bir çılgınlık da değildi. Etrafta esen hafif rüzgarın kokusu ona güç veriyordu. Birden bir üzgünlük hissi aldı onu, bu muhteşem havada tek başına uçuyor olmak... Eski günleri özlemişti belki de, gerçekten eski günleri..

Çocuğa ağızından ilk kez sakin tonda çıkan sesle cevap verdi "Buraya seni uyarmak için gelmedim ama gördüğüm kadarıyla uyarıymaya muhtaçsınız, şimdi söz dinleyip fırtına bastırmadan şatoya dönseniz iyi olacak, hava gerçekten bozuyor."

Sanki hevesi kaçmıştı onunda uçmak veya yüzmek; yapmak istediği şeyler değildi. Hefesini kaçıran bu çocuğa gerçekten öfkelenmeye başladı birden bire.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://facebook.com/ssbdd
 
Tesadüfi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: H O G W A R T S :: Okul Arazisi :: Göl Kenarı-
Buraya geçin: