Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 The Devil drinks Tequila | Heaven, Xavier

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: The Devil drinks Tequila | Heaven, Xavier   Perş. Haz. 21, 2012 11:41 am




heaven & xavier
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: The Devil drinks Tequila | Heaven, Xavier   Perş. Haz. 21, 2012 12:03 pm

    Kulakları inletecek gürültüde müzik, her yanı aydınlatan rengarenk ışıklar ve elbette partilerin olmazsa olmazı; tekila. Bratčikovaite Malikanesi'nde verilen parti oldukça görkemli ve eğlenceli geçmekteyken davetli herkes geçen saatlerin ardından sarhoş olmuş ve kendini dansa ya da başka şeylere vermişti. Heaven tüm bedenini bara yaslamış barmenden yeni bir içki isterken, oldukça karizmatik olan adam genç kızı baştan aşağı süzdü defalarca olduğu gibi. Barmen, barın üzerine iki shot daha koyduktan sonra Heaven'ın arka arkaya ikisini de içişini izledi. Ne kadar içtiğini hatırlamıyordu genç kız, beş dakika öncesinde ne olduğu bile silinip gitmişti hafızasından. Çekici bakışlarını yakışıklı barmene diktikten hemen sonra barın arkasından kaptığı tekila şişesini alıp odanın köşesindeki büyük koltuğa attı kendini. Oldukça kısa elbisesine aldırmadan boylu boyunca uzandı koltuğa. Işıkların dans ettiği tavana bakarken biricik sevgilisi, tek aşkı Connor'ı en son nerede gördüğünü hatırlamaya çalıştı, ancak çabaları başarısız sonuçlandı elbette. Şişeden aldığı her yudumda daha özgür hissediyordu kendini, tekilasız bir parti düşünülemezdi bile.

    Koltuğun kenarına oturup genç kızın onları geri çevirmesiyle toz olan onlarca erkekten sonra odanın diğer köşesinde tıpkı onun gibi geceye biriyle katılmış ancak o an yalnız olan Xavier'i buldu bakışları. Düşünmek eylemini saatler önce bırakmış olan genç kızın Xavier'i gördüğünde gözünde canlanan görüntüler başının dönmesine neden olmuştu. Eski günlerin hafızasında canlanmasına her ne kadar engel olmaya çalıştıysa da başaramadı. Her ne kadar kötü bitmiş olsa da Xavier onun için uygun biriydi o zamanlar, birlikte ne kadar eğlendiklerini inkar edemezdi genç kız. Onun da kendisine yaklaşmakta olduğunu fark ettiğinde doğruldu ve ayağa kalktı. Unuttuğu bir şey, biri varmış gibi hissetmesine aldırmadan genç adam yanına gelir gelmez dudaklarına o çekici gülümsemeyi yerleştirdi. Yanlış bir şeyler yapıyormuş gibi bir his vardı içinde ancak Heaven her sarhoş olduğunda böyle hissederdi, umursamadı. Kırmızı rujuyla renklendirdiği dudaklarını ısırdı. "Sıkılmış gibisin bakıyorum." Parmaklarını Xavier'in göğsünde dolaştırmaya başladığında başının ağrısı dayanılmayacak bir düzeye ulaşmıştı. Buna aldırmadan bedenini onunkine yasladı ve tekila şişesini Xavier'e uzatırken ekledi. "Partilerin benimleyken ne kadar eğlenceli olduğunu unutmuş olamazsın değil mi?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Xavier Shane Raymond
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Xavie. -evet tek bir harf fark ediyo asdf-
Rp Sevgilisi : Alyssha.
Mesaj Sayısı : 91
Kayıt tarihi : 05/06/11

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: The Devil drinks Tequila | Heaven, Xavier   Perş. Haz. 21, 2012 11:57 pm

    Mavi gözleri öfkenin ve içkinin etkisiyle parıldayan genç adam başına saplanmış olan ağrıyı umursamaksızın içkiyi bir kez daha kafasına dikti. Boğazından aşağı süzülen sıvının ciğerlerini yakmasına izin verirken nefes almakta bile zorlandığını umursamadı. Hangi içki onun ruhunu özgürlüğe taşıyabilirdi ki? İçti, bir kez daha. Şişe dibini vurduğunda biraz daha arandıysa da bulamadı. Sesli bir küfür savurarak etrafına bakınmaya başladı. Etrafında onlarca insanlar olmasına karşın yüzleri o kadar bulanıklaşmıştı ki onları tanıyamıyordu. Önünden geçenin Krystelle olduğundan emindi yalnızca. Genç kızın sarı saçları havada dans ederek kaybolduğunda yeniden mektubu hatırladı Xavier istemsizce. Kim bilir kaç kez okumuştu mektubu diğerlerinden sonra, kim bilir kaç kez küfür etmişti kaderine. İki kez öldürmek için gittiği çocuğun kardeşi olduğuna inanamıyordu. Hayır, bu olamazdı. Birilerinin çıkıp bunun bir şaka olduğunu söylemesini bekliyordu ama kimse gelmiyordu. Lanet olsun diye mırıldandı. Ayağa kalktığında biraz daha içki için kendisini bara gitmeye zorladı. Tam o sırada gözlerine takılan kız, Heaven Arquette, kendisine doğru elinde içkiyle bakarken ayaklarının ona götürdüğünü; ancak yanına vardıktan sonra algıladı genç adam.

    Ayağa kalkan kızın yanına geldiğinde gözleri birbirlerine kenetlendi. Tanıdık gözlerdi; ancak aradığı gözler değil. İçinde bir şeyler mavi diye haykırıyordu, ona ait olan gözler maviydi, dipsiz derin mavi. Kızın kahverengi gözlerinde kaybolurken bedenini adamın bedenine yaslayan genç kız çekici bir ses tonuyla mırıldandı. “Sıkılmış gibisin bakıyorum.” Elinde tuttuğu tekilayı, Merlin’e şükürler olsun, kendisine uzattığında itiraz etmeksizin kapıp dudaklarına götürdü. İçki açlığı onu öyle derinden etkilemişti ki genç kız sözlerine devam edene kadar şişeyi bırakmadı. “Partilerin benimleyken ne kadar eğlenceli olduğunu unutmuş olamazsın değil mi?” En göz alıcı gülümsemesiyle gülümsedi Xavier genç kıza karşı. Beline koyduğu elini kızın kalçalarına indirirken bedenini bedenine tamamen yapıştırdı. Kızın göğüslerini kendi gövdesinde hissediyor, içinde bir şeylerin harekete geçmeye başladığını biliyordu. Çapkın bir şekilde kızın önüne gelen saçlarını kulağının arkasına attığında kulağına doğru fısıldadı. “O zaman benim için partiyi güzelleştirebilirsin,” dedi ve dudaklarını kızın yanaklarından sürterek dudaklarına kaydırdı. Alev gibi yanan dudaklar kendisininkini sarmaladığında büyük bir açlıkla araladı dudaklarını. Onu kendisine iyice çekerek uzun zamandır öpmediği gibi öptü. Sahi, neden onu uzun zamandır öpmemişti ki? Hatırlayamıyordu. Kafasının içinde kocaman bir boşluk hafızasını silip gitmiş, az önce canını sıkan şeyi bile unutmasına yol açmıştı. Ama; o artık bunu umursamıyordu, içindeki küçük haylaz velet aklını alıp götürürken, artık beyninin yeri farklıydı.

    Ellerini kızın beline götürerek bacaklarını kendi beline dolayacağı şekilde havaya kaldırdı. Biraz ilerleyince kızın sırtını duvara dayayarak elleriyle göğüslerini kavradı. Kızın eğlendiğini belirten haykırış nidalarını aldırmaksızın konuşmaya devam etti. “Yapabildiklerimi biliyorsun. Her şeyin benimleyken ne kadar güzel olduğunu biliyorsun. Sana istediğinden çok daha fazlasını verebileceğimi biliyorsun,” dedi suratında kocaman bir gülümsemeyle. İçkiyi bir kez daha kafasına diktiğinde diğer eliyle kızın bütün bedenini dolaştı. Kıvrımlı hatları elinde kayıp giderken, bedenin yanlış olduğunu ise kendisi biliyordu. Bu bir zamanlar doğruydu ama… O bir zamanlar geçmiş olmalıydı. Şimdi olmamalıydı; yine de oluyordu. Başı kızın dudaklarından boynuna doğru kaydığında küçük öpücüklerinin yerini ihtiraslı büyük öpücüklere bıraktı. Onu istiyordu. Merlin biliyordu ya, bu kızı hemen burada istiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Heaven Arquette

avatar

Lakap : Queen
Rp Sevgilisi : Özledim ya.
Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 10/02/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: The Devil drinks Tequila | Heaven, Xavier   Cuma Haz. 22, 2012 2:03 am

    Tekila şişesini geri çevirmeyi bir an bile düşünmeden kafasına diken Xavier, elini genç kızın beline yerleştirirken nedenini hatırlayamadığı suçluluk duygusuyla yutkundu Heaven. Alkolün etkisiyle ayakta durmakta zorlanıyor, yüksek topukluları ise işini daha da güçleştiriyordu ki sendeleyerek kendini tamamen genç adamın kollarına bıraktı. Deniz mavisi gözlerine her baktığında içindeki pişmanlık giderek artsa da aldırmadı genç kız. Xavier, kızın gözünün önüne düşmüş bir tutam saçı kulağının arkasına atarken tamamen seksapele bürünmüş ses tonu çınladı kulaklarında. “O zaman benim için partiyi güzelleştirebilirsin,” Nefesini boynunda, yanaklarında hissederken solukları sıklaştı. Dudakları nihayet onunkileri bulduğunda gözleri kapandı genç kızın. Eski hatıralar gözünde canlanırken Xavier'in nasıl öpüştüğünü unuttuğunu fark etti ki hiç de fena sayılmazdı. Dudakları ustalıkla genç adamınkilerin üzerinde gezinirken 'Yapma!' diyordu zihni. Aklı ve mantığı çoktan tarih olmuşken bile kalbi ve duyguları rahat bırakmıyordu onu. Oysa tekilanın gücü her zamanki gibi diğerlerinden baskın gelmiş ve Heaven'ı devam etmeye teşvik ediyordu.

    Xavier genç kızın bacaklarını kendi bedenine dolayıp onu kaldırdığında, Heaven iki eliyle suratını kavramış tutkuyla onu öpmeye devam ediyordu. Ellerini vücudunun her bölgesinde hissediyor ve onu giderek daha çok istiyordu. Alkole karışmış parfüm kokusunu çekti içine. Genç adam onu sertçe duvara yasladığında haykırışlarına engel olamadı. “Yapabildiklerimi biliyorsun. Her şeyin benimleyken ne kadar güzel olduğunu biliyorsun. Sana istediğinden çok daha fazlasını verebileceğimi biliyorsun,” Xavier yalnızca ses tonuyla bile onu kendine çağırırken genç admaın ellerini göğüslerinde hissetti. Giderek sıklaşan soluklarının yanı sıra başının ağrısı da giderek daha çekilmez oluyordu. Kafasını arkaya doğru atıp gözlerini kapadı. Bedeninin alev alev yanmasına karşı koyamıyordu. Dudakları bir şeyler söylemek için aralandıysa da genç adamın öpücükleri engel oldu ona. Ellerini göğsüne dayayıp onu hafifçe ittikten sonra seksi bakışlarını masmavi gözlerine dikti. Başının ağrısına aldırmadan tek eliyle yanağını okşamaya başladı. “Gel benimle.” Dudaklarına son bir öpücük kondurduktan hemen sonra elinden tutarak odanın diğer ucundaki merdivenlere kadar sürükledi genç adamı. Merdivenlerin başına geldiklerinde suratında çekici bir gülümsemeyle dönüp bir bakış attıktan sonra merdivenlerden çıkmaya başladı.

    Alt kattaki parti düşünülürse üst kattaki sessizlik ve durgunluk oldukça garipti. Koridordaki kanepelerin üzerinde öpüşen bir kaç çift haricinde kimselerin olmadığı katta boylu boyunca yürüdüler. Koridorun en sonundaki odanın kapısı aralandığında hiç beklemeden Xavier'in dudaklarına yapıştı. Arkasından kapıyı güçlükle kapatırken bedenini onunkine yasladı tekrar. Dudakları tutkunun aleviyle yanıyor ve her saniye onu daha çok istiyordu. Yanlış olduğunu bile bile.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Xavier Shane Raymond
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Xavie. -evet tek bir harf fark ediyo asdf-
Rp Sevgilisi : Alyssha.
Mesaj Sayısı : 91
Kayıt tarihi : 05/06/11

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: The Devil drinks Tequila | Heaven, Xavier   Cuma Haz. 22, 2012 8:27 am

    Maybe you'll understand and won't cry for this man
    'Cause low man is due. Please forgive me…


    Vücudu yanıyordu genç adamın. İçindeki alevler onu baştan aşağı ele geçirirken kızın kendisini itelemesiyle sarsıldı. Beklemediği tepki karşısında sendeleyerek geri çekildi. Kızın gözlerinde gördüğü yabancılığa karşın duyduğu kelimeler üzerine sırıttı. “Gel benimle.” Elleri birbirlerini bulduğunda kızın kendisini sürüklemesine izin verdi. Çevresindeki insanları artık göremez olmuştu; herkes kendi halinde kendi pisliğinde sürterken uzun zamanların en büyük partisinde gece yeni başlıyordu. Merdivenleri ne zaman çıktıklarından emin değildi. Adını bile hatırlayacak durumda değildi aslında. Zihni parçalanıyor, beynindeki sesler durmak bilmiyordu. Heaven’ın elleri onun omzuna dolandığında koridorun sonundaki odaya daldılar. Suçluluk duygusu genç adamın aklını başından alırken, kızı sıkıca kavrayarak yatağa doğru ilerledi. Tutku dolu bir şekilde kızı yatağa doğru yatırdı. Üzerine yerleşirken kızın yanaklarını kavradı, dudaklarına bir öpücük bırakıp geri çekildiğinde bir an için duraksadı. İçinde bir şeyler durmasını haykırıyor, durmadıkça canını yakıyordu. Kızın eteklerine gitmişken eli birdenbire ateşe değmiş gibi geri çekildi. Kendisini yatağa sırt üstü bırakarak gözlerini yumdu. İçinde fırtınalar durdurulmaz hâle gelmişti. Mavi gözlerini açtı, yandaki kızın hızlı nefes alışlarını duyabiliyordu. Yaptığı yanlıştı, muhtemelen hayatının birçoğunun yanlış olduğu gibi. “Yapamam Heaven,” dedi içten bir ses tonuyla. “Onu seviyorum, onu çok seviyorum.” Genç kızın eli kendi elini bulduğunda, vücudunu çevirmeden yalnızca başını ona döndürdü. Gözleri birbirlerine odaklanırken kızın gözünün kenarında gözyaşı gördüğünden emindi. Eliyle gözyaşını silerken alnına bir öpücük kondurdu.

    İçki şişesini ne ara düşürdüğünü bilmiyordu. Eliyle çevresinde içki aradıysa da bulamadı. Hafifçe doğrularak kalkmaya yeltendi. Kendisinden nefret ediyordu, şu an burada olmaktan dolayı duyduğu suçluluk adeta içini yiyip bitiriyordu. Alyssha’ya gidip, onu defalarca öpüp, ondan özür dilemek, onunla sabaha kadar oturmak istiyordu. Ancak elini tuttuğu kişi Heaven’dan başkası değildi. Kalkmaya yeltense de genç adamın dudaklarına kapanan dudaklar, açılan aklını yeniden başından aldı. Ateş tekrar ve tekrar içinde doğup büyümüş, onu ele geçirmişti. Dudaklarını büyük bir kuvvetle kıza bastırdı. Bu sefer beklemeden kızın üzerindeki eteği indirdi. Eli bacaklarından kalçalarına doğru yükselirken fısıldadı. “Seni yaramaz,” dedi ve elleriyle vücudunu keşfederken kahkaha attı. Melodik kahkahası boş odada yankılandığı sırada kızın bir şeyler mırıldandığını duyuyor, anlam veremiyordu. Kaç şişeyi devirmişti bilmiyordu bile. Kanında karışan alkol yönetimini ele geçiriyordu. Derin bir nefes aldı. Güçlü, yenilmez olan Xavier Shane Raymond, yıkılmış bir enkaz gibiydi. Gözlerini yumdu. Gözünün önünde bambaşka bir kızın görüntüsü varken kızın saçlarını okşadı. “Bundan pişman olacağız. Biliyorsun değil mi?”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
The Devil drinks Tequila | Heaven, Xavier
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: B Ü Y Ü L Ü B Ö L G E L E R :: Malikaneler :: Bratčikovaite Malikanesi-
Buraya geçin: