Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 The Devil drinks Tequila | Alyssha, Connor

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alyssha Cassidy Malfoy
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
avatar

Lakap : Aly, Cass
Rp Sevgilisi : Xavier Shane Raymond.
Mesaj Sayısı : 828
Kayıt tarihi : 01/11/09

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: The Devil drinks Tequila | Alyssha, Connor   Perş. Haz. 21, 2012 11:53 am




alyssha & connor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Alyssha Cassidy Malfoy
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
avatar

Lakap : Aly, Cass
Rp Sevgilisi : Xavier Shane Raymond.
Mesaj Sayısı : 828
Kayıt tarihi : 01/11/09

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: The Devil drinks Tequila | Alyssha, Connor   Perş. Haz. 21, 2012 11:12 pm

    Ölüm, sırlar, bilinmeyenler, korku… Hayata dair inancını çoktan kaybetmiş olan genç kız gözlerini kapatmış, kendi düşünceleriyle boğuşurken eliyle içi boşalmış olan bardağı çeviriyordu. Ağzında tekilanın yakıcı tadı vardı, dudaklarında tuttuğu ve sönmeye yaklaşmış olan sigaradan uzunca bir nefes çekerken yavaşça mavi gözlerini araladı. Zihni öyle karmaşık bir hal almıştı ki takip edemiyordu. Düşünüyordu; sahiden düşünüyordu ancak ne düşündüğünü kendisi dahi bilmiyordu. Her şey savaşma halindeydi içerisinde. Duyguları, aklı, kalbi… Sigarayı iki parmağı arasında sıkıştırarak küllüğe ya da küllük sandığı şeye bastırdı. Merlin adına; o sigara içmezdi, o mugglelar tarafından bulunmuş hiçbir şeye elini sürmezdi. Kimden almıştı bunu hatırlamıyordu. Herkes o kadar dağılmış haldeydi ki bu durumda da olsa kendi adını hatırladığı için şükredebilirdi. Belki de artık gitme vaktiydi. Ayağa kalkmaya yeltendiği sırada evin ustaca seçilmiş siyah, deri koltuklarından birine, hayır özellikle onun oturduğu koltuğa birinin kendisini atması ile kafasını oraya çevirdi. Dudağından üç kelime dökülürken, uzun zaman sonra ilk kez tiksinti karışmamıştı kelimelerine. “Connor Liam Dawson.”

    Karşısında duran genç adamın saçları dağılmıştı. Üzerindeki siyah ceket çıkmış, altında kalan koyu lacivert gömleğinin düğmeleri açılmış, kravatı ise koluna bağlıydı. Ah, diye düşündü Alyssha, işte bir sarhoş daha. Burada oturup eski sevgilisi, ayrıca sevgilisinin eski sevgilisinin yeni sevgilisi -ulu tanrım bu bir paradoks olmalıydı- kendisinden hiç haz etmediği biri ile oturup konuşmak istemiyordu. Yalnızca gitmek istiyordu, Xavier’ı alıp, buradan uzaklaşmak. Başında deli gibi bir ağrı hissetti, dişlerini sıkarken bu kadar içtiği için kendisine küfür etmeyi de ihmal etmedi. Gitmek üzere ayağa kalkıyordu ki, yanına oturan genç adamın alaycı sesi hiçbir şekilde değişikliğe uğramamış bir biçimde yükseldi. “Ya eskisi kadar içmiyorsun ya da yaşlandın,” dedi cümlesini kahkaha ile bitirirken. Gözlerini devirmeden edemedi Alyssha. Aksine, eskisinden kat kat daha fazla içer olmuş, günlük acılarını unutmak için bolca alkole başvurmuştu. Ateş viskisi en etkilisiydi; etkili ve kısa çözüm. Ancak hepsi baş ağrısı yapıyor, sonunu çekilmez kılıyordu. Yine de Aly artık alışmıştı, belki de içkinin kendisini diğerlerine oranla daha az çarpmasının nedeni buydu, kim bilir. Kanepenin önüne Jacques, üstü çıplak bir şekilde tüm kaslarıyla şov yaparak fırladığında ister istemez sırıttı. Genç adam kıza öpücük attıktan sonra başka bir kızın peşinden giderken, Aly kızın kim olduğunu görememiş, yakında öğreneceğini bilerek umursamadı. Kollarını göğsünde kavuşturarak genç adama döndü. “Demek sarhoş değilsin Dawson, bu şerefi neye borçluyuz?” İçkinin etkisiyle gülümsediğinde, genç adamdan bir kahkaha daha yükseldi. Alaycılık olmaksızın çıkan tonunda, samimiyet olduğundan neredeyse emindi genç kız.

    “İnsanları yataklarından kaldıracak birisi lazım. Heaven olduğu müddetçe yatağın içindeki kişi olamayacağım maalesef,” dedi sesi pek de üzüntülü çıkmazken. “Aslına bakarsan bundan oldukça memnunum. İnsanları sobeleyen ben oluyorum; onlar değil.” Kafasını hafifçe sola yatıran genç kız adamın elinde tuttuğu votka şişesini kaparak dudaklarına götürdü. Soğuk içki dudaklarından dökülürken, ağzının kenarından akan damlayı elinin tersiyle sildi. Adamın kahverengi gözlerinde gördüğü şeyi biliyordu. Sadakat. “Ya da aşıksın.” Şişeyi yeniden adama uzattı. Connor, reddetmeksizin içkiyi kafasına diktikten sonra derin bir nefes aldı. “Ya da aşığım.” İkisinin kahkahası birbirine karışırken genç kızın gözleri çevreyi taradı. Herkes farklı bir tarafta, herkes öpüşüyor, herkes içiyor, herkes deli gibi dans ediyordu. Ancak Xavier… yoktu. Muhtemelen odalardan birinde uyuyakaldığını düşünerek içten içe güldü genç kız. Bu onun için iyiydi; yanlarına gelip onu asla anlaşamayacağı erkeklerin başında yer alan Connor ile konuşurken görmesi hoş olmazdı. Hele ki Alyssha’nın genç adamın Jack’i öldürmesini engellediği günden bu yana araları pamuk ipliğine bağlıyken, asla. İçinde bir cızlama hissetse de bunu bastırdı. O Alyssha Malfoy’dan başkası değildi; ne yaparsa yapsın, doğru şeyi yapardı. O inandığı müddetçe.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Connor Liam Dawson

avatar

Lakap : Daws
Rp Sevgilisi : Heaven Arquette
Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 23/07/10

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: The Devil drinks Tequila | Alyssha, Connor   Cuma Haz. 22, 2012 12:40 am

    Zihninde tonlarca savaş yaşanan genç adam aşık olduğunu biliyordu. Kalbi, aklı, vücudunun her hücresi Heaven’a aitti. Sanki genç kız onun için doğmuş, ikisi birlikte olmak için yaşamışlar gibilerdi. Birini seveceğine asla inanmayan genç adam; şimdi aşkın içinde kaybolmuş gibiydi. Karşısındaki kızı süzdü alıcı gözlerle. Buz mavisi gözleri –ailenin geleneği olduğu gibi- karşısındakine yalnızca kendisinin yansımasını gösteriyor, siyah saçları omuzlarından aşağı dalgalı bir şekilde dökülüyordu. Üzerindeki yeşil ve kısa olan elbise, ki kızın bacakları gayet biçimli bir şekilde ben buradayım diyorlardı, dekoltesinin hemen üzerinde ise küçük bir madalyon vardı. Kız çekici, kız güzel, aslına bakarsanız kız mükemmeldi. Ancak; Connor ilgilenmedi, tıpkı kızın da kendisine karşı en ufak bir harekette bulunmayışı gibi. “Sevgilin kayıp olmuş gibi gözüküyor Malfoy,” dedi sakin bir ses tonuyla. Kızın arayışları son bulup gözleri kendisinde durduğunda bir süre duraksadı. Normalde tanıdığı Aly kafasını iki yana sallar, aksini inkâr ederdi. Ancak; kız tamamen Connor’ı şaşırtarak kafasıyla onayladı. İçmişti Connor kafası yerinde olsa dahi, yine de kızın gözlerinde gözyaşı gördüğünden neredeyse emindi. Bu içkinin etkisi olamazdı. Olamazdı, değil mi?

    İster istemez elini kızın elinin üzerine koydu. Birilerini teselli etmeyi asla beceremezdi Connor, ah Merlin adına, karşısındaki kişiyi hayatı boyunca teselli edeceği bile aklına gelmezdi. Bir şeyler mırıldanacak olsa da kız buna izin vermedi. Elinin tersiyle gözyaşını daha akmadan sildi. Sesi güçlü çıksa dahi, gözleri o kadar parçalanmış bakıyordu ki genç adam ne yapacağını bilemeden öylece kaldı. “Kayboldu. Kendi dertleri içinde…” Başka bir şey söylemedi, kahkahası salonu neşelendirirken içkiyi kafasına dikti. Onu anlayabiliyordu garip bir şekilde Connor. Nedense bu iki çift hep birbirleriyle karşılaştırılmıştı zaten, anlamaması ironik olurdu. Elini kızın elinden çekerek gözlerini uzaklara dikti. Kendi sevgilisi de, en az karşısındaki kızın sevgilisi kadar kayıptı. En son onun tuvalete gitmek için ayrıldığını hatırlıyordu, iki saat önce. Gerisi zaten Connor için de bulanıktı. Heaven’ı hatırladı, sarhoştu, deli gibi. Belki de onun o kadar içmesini engellemeliydi, yine de artık bunun için çok geçti. Kalkıp aramalıydı, evet… Yapması gereken şey tam olarak buydu. Ayağa kalkmak için yeltense de Alyssha ile göz göze gelince bundan vazgeçti. Ayrıldıkları zamandan beri asla anlaşamamışlardı, Aly nefret dolu gözlerle Connor’a bakmış, Connor aynı gözlerle kıza karşılık vermişti. Şimdi ise aralarındaki bağ; farklıydı… Çok farklı. Kıza destek olması gerektiğini hissediyordu Connor. Bu yüzden sırtını kanepeye iyice yasladı. “Biz erkekler böyleyiz Alyssha. Bilirsin. Geri gelecektir,” dedi kendisinden emin bir şekilde. İçinden bir ses ise işlerin bu kadar kolay olmadığını bağırıyordu. Nedenini bilmiyordu Connor; ama alttan akan suları göremiyordu. Bu yüzden belki de susmalıydı. Ve, eve gidip kendisine güze bir uyku çekmeliydi.

    Başı zonkluyordu genç adamın. Hâlâ son ses çalmakta ısrar eden müziğe karşın, beyninin içinde ayrı bir takım davullarla dans ediyor gibiydi. Dişlerini sıktı ister istemez. Eğlenceli başlayan günün bu kadar karmaşa içinde devam edeceğini düşünmezdi. Üçüzlerin vereceği partinin pekâlâ böyle olacağını biliyordu. Partiye gelen her altı ve yedinci sınıf bunu biliyordu aslında. Mükemmel ve beynin etkisini kaybettiği partiler… Tam üçüzlerin işi. Ev sahiplerinden birini görmek umuduyla çevresine bakınsa da çevresinde yalnızca birkaç kişi görebildi. Karşısında tarafta Jerome ile birlikte oturan Liona kendisine doğru kadehini kaldırdığında, kızın suratındaki bakışın adeta orada neler oluyor diye haykırdığından emindi. Yanındaki Slytherin erkeği de Alyssha’ya aynı bakışı attığı sırada, kızın göz devirdiğini kaçırmadı genç adam. O sırada genç kızdan hiç beklemediği bir tepki geldi. İstemsizce afalladı. “Eğer o beni tam ihtiyacım olduğu zamanda bıraksaydı hâlâ burada olmazdım Connor. Onu beklemeyeceğim. Bana ihtiyacı var. Ve ben de onun ellerinden tutacağım,” dedi hızla. Ayağa kalktığında sendelese de düşmedi. Elini genç adama uzatarak gülümsedi. Suratındaki gülümseme eski günlerden kalma, dostça bir gülümsemeydi. “Hadi sevgililerimizi bulalım Dawson! Belki ortam biraz hareketlenir.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
The Devil drinks Tequila | Alyssha, Connor
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: B Ü Y Ü L Ü B Ö L G E L E R :: Malikaneler :: Bratčikovaite Malikanesi-
Buraya geçin: