Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 we found love in a hopeless place.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jacques Bratčikovaite

avatar

Lakap : Jac for everyone.
Rp Sevgilisi : Çok eşlilikten yanayım ama.. Acting like a couple with Ocean. But she will be mine. Forever.
Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 29/04/12

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: we found love in a hopeless place.   Paz Ağus. 05, 2012 6:11 am

It's like screaming, but no one can hear.
You almost feel ashamed that some one could be that important, that without them.
You feel like nothing.
No one will ever understand how much it hurts. You feel hopeless, like nothing can save you.
But when it's over, and it's gone, you almost wish that you could have all that bad stuff back, so that you could have the good.

j a c q u e s & n a t a s h a
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jacques Bratčikovaite

avatar

Lakap : Jac for everyone.
Rp Sevgilisi : Çok eşlilikten yanayım ama.. Acting like a couple with Ocean. But she will be mine. Forever.
Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 29/04/12

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Geri: we found love in a hopeless place.   Paz Ağus. 05, 2012 7:06 am

    Suratında her zamanki çekici gülümsemesini takınmış bir şekilde oturuyordu genç adam. Etrafını süzüyor, kızları kesiyor, içkisini yudumluyordu. Klasik Jacques, dedirtecek şekilde. Genç adamın kim olduğunu pekala herkes bilirdi. Slytherin'de başı bağlanmamış tek çapkındı artık, kuşkusuz. Krystof'un ardından, ulu Merlin adına tüm suç Jacques'indi ve genç adamı parçalayacaktı, yalnız başına kalmıştı bu sokaklarda. Eskiden olsa ikisi içkilerini tokuşturur, gürültülü kahkahalar atar, kollarına kızları sararlardı. Bu sefer değil. Krystof ikiziyle gününü gün ederken, o burada tek başına oturuyordu. Gözlerini devirdi. Bu kabul edilemezdi, bu çapkınlık yasalarına aykırıydı. Bu onlara göre değildi. Kaşlarını çattı. Elindeki kaliteli iskoç viskisinin son yudumdalarını yalayarak sandalyede döndü. Sırtını bara yaslayıp gözleri ile bugünlük yatağını ısıtacak bir kadın ararken, gözleri birine kitlendi. Her insanın bir zaafı olduğunu bilirdi Jac, kaşları çatılırken kendi üç zaafını çok iyi biliyordu. Vera, Raven ve... Natasha. Üçüzlerini kollamak onun göreviydi; ancak Natasha? Bu kıza karşı sorumluluğu kesinlikle yoktu. Onu korumak, ona bakmak, onun yanındaki erkekleri kovalamak onun işi değildi. Yine de onun yanındaki şapşal herif ne halt yemeye kıza sulanıyordu?

    Genç adam yerinden öyle hızla kalktı ki, elindeki bardak doğrudan yere düşerek parçalara ayrıldı. Dönüp arkasına bakmadı Jacques. Para onun için önemli değildi, ailesinin harcanmak için yanıp tutuşan binlerce galleonu vardı. Buradaki her şeye sahip olabilirdi; biri hariç. Natasha Feadora. Genç adam yeşil gözlerini kısarak ağır hareketlerle kızın yanına kadar ilerledi. Kaşları çatıktı adamın. Dudakları ince bir çizgi halini almıştı ve gözlerinde yeşil alevler parıldıyordu. Kızdırılmış bir ejderha gibiydi, herkes bilirdi ki bu genç adam kızdırılmak için doğmamıştı. Genç adamın öfkesi zarar vericiydi. Sahiplenici tavırları çoğu zaman bu öfkesiyle yüzleşmesine yol açsa da, bunu durduramıyordu. Sinirlenince düşünemezdi. Düşünemeyince aklına ilk geleni yapardı... Ve, gerisinde toparlanması güç bir harabe bırakırdı. Şu anda, düşünemiyordu. Kızın yanına durduğunda gözlerini ona çevirmedi bile. Onu yok sayarak kızı neredeyse öpecek olan oğlanın arkadan tshirtünü tuttu. Çocuğu kendisine doğru çekerek yüzünü görecek şekilde döndürdü. Tek kelime etmedi, surat ifadesi pek çok şey anlattığından çocuk çoktan şekil değiştirmişti. Gözlerinden korku akıyordu çocuğun. Elinde olsa gülerdi Jacques, yine de gülmedi. Tüm sinirini muhafaza ederek çocuğun göğsüne işaret parmağını bastırdı. "Defol," dedi hiçbir açıklama yapmaksızın. Çocuk son bir umutla Natasha'ya baktı, yardım arar gibi. Boğazını temizlediğinde genç adam, çocuk bu umudu da boş vererek kayboldu. Geride oluşan sessizlik ve genç kız kalırken, Jacques en sonunda gülümsedi. "Sahi mi? Yeni tercihin ezik çocuklar mı, Natasha?" dedi alaycı bir şekilde. Öteki taraftan eliyle kızı kendisine çekerek ona en göz alıcı gülümseyişini fark etti. Merlin biliyordu ya, bu kız onu çıldırtıyordu. Ve başka birinin ona dokunma düşüncesi... Bu düşünce Jacques'i öldürmeye yeterdi. Buna asla izin vermeyecekti, asla.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Natasha Feodora

avatar

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 24/08/11

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: we found love in a hopeless place.   Paz Ağus. 05, 2012 8:08 am

    Oldukça yapılı vücudunun yanı sıra esmer ve yakışıklı oluşu ile tam Natasha'ya göreydi bu çocuk. Uzun bacaklarından biri onunkilerin arasında otururken, saçlarıyla oynuyordu. Henüz adını bile bilmediği esmer çocuğun elleri bacaklarında gezinirken etrafındaki bakışlara hiç aldırmadı. Herkes tanırdı onu; her gün kendine bir av seçer, zaman mekan tanımadan istediğini alırdı. Çocuğun burnunu inceledi uzun uzadıya, suratının her köşesi mükemmeldi. Natasha'nın her zamanki oyunları için harika bir adaydı. Genç kızın parmakları çocuğun saçlarından yanaklarına doğru kayarken aynı anda dudaklarını ıslattı. Parfümü fena sayılmazdı ancak Natasha için fazla ucuzdu. Suratında beliren çekici gülümsemeyle bakmaya devam etti ona. Genç kızın saçlarını kulağının arkasına iten çocuk hemen ardından dudaklarını onunkilere yaklaştırdı. Dudakları arasındaki mesafe kapandığı anda çocuğun geri çekilmesiyle irkildi Natasha. Kafasını kaldırdığında karşılaştığı Jacques ve öfke dolu bakışlarını şaşkınlıkla izledi. Esmer çocuk oldukça korkmuş olmalıydı ki kıpırdayamıyordu. "Defol," Genç adamın dudaklarından dökülen bu kelimenin hemen ardından yanında oturan çocuk kafasını tekrar ona çevirdi ve bir kurtarma beklercesine bakmaya devam etti. Genç kız herhangi bir tepki vermeden Jacques'ı izliyordu. Genç adam, yanındaki çocukta son bir umut parçasının kalmış olduğunu farketmiş olacaktı ki boğazını temizledi son söylediğini hatırlatma amacıyla. Natasha henüz neler olup bittiğini anlayamamışken esmer çocuk koşar adımlarla uzaklaştı oradan. Çocuğun gidişiyle suratında kocaman bir gülümseme beliren Jacques, genç kıza bakmayı sürdürdü. "Sahi mi? Yeni tercihin ezik çocuklar mı, Natasha?"

    Hemen önündeki alçak sehpadan viski bardağını alırken burnundan soluyordu genç kız. Bardağı tek dikişte bitirdikten hemen sonra hışımla genç adama döndü. "Sen kendini ne zannediyorsun Jacques?! Neyine güveniyorsun da bana karışıyorsun, kimsin ki sen?!" Genç adamın alaycı gülümsemesine aldırmayan Natasha adeta ateş püskürüyordu. Kendisine karışılmasına asla tahammülü olmayan genç kız soluklarını dizginlemek istercesine yutkundu. Anlamıyordu, Jacques ile ayrılmalarının üstünden onca zaman geçmişti. O sürede ikisi de sayısız kişiyle yatıp kalkmıştı. Ama o hala sanki birliktelermiş gibi gelip onun yanındaki erkekleri korkutabiliyordu. Aklı ermiyordu genç kızın. Düşündükçe daha çok sinirleniyordu. Bu defa sesinin yüksekliğini biraz olsun dizginlemeye çalıştı. "Sen ne hakla.." Nefesinin kesildiğini hissetti. Çok sinirlendiğinde hep olurdu bu, konuşmakta bile güçlük çekerdi. Derin bir nefes alıp bakışlarını ona çevirdiğinde sırıttığını görmek de sakinleşmesine yardımcı olmadı elbette. "Ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum. Rahat bırak artık beni." Gözlerinden alev fışkırıyordu. Son cümlesiyle birlikte bir kahkaha patlatan genç adamı hayretle izliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
we found love in a hopeless place.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: B Ü Y Ü L Ü B Ö L G E L E R :: Hogsmeade :: Üç Süpürge-
Buraya geçin: