Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jack Stepanoviç Karenin
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Hermione, Jackie, Panas, Ash, Aleksey (Herkesin ona seslenişi farklı ama o Jack'i tercih eder. Tabi, Aleksey hariç. O lakabı seviyor çünkü o Natalia'dan.)
Rp Sevgilisi : Rus Kızı vs. Meyve Suyu
Mesaj Sayısı : 851
Kayıt tarihi : 14/08/11

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!   Ptsi Ekim 08, 2012 2:46 am

    Selam.
    Bayan Slytherin.

    Bu yazıyı saat 00:00’da yayınlamak üzere yazmaya başlıyorum ve umuyorum 08.10.2012 harika bir gün olur ve ben bu yazıyı tam anında yerleştirebilirim. Hey, dur bi dakka! 8 Ekim’in harika olmaması için bir sebep var mı ki? Hayır, o gün Selin’in doğum günü.

    Yazmaya nerden başlamalıyım ki? Ordan, burdan.. yo, tam olarak şurdan;

    2010’da okullar açılmıştı ve biz 10. Sınıf olmuştuk. Harika. TM’ci MF’ci karışmalarından herkes gibi payımızı aldık ve ben ‘A’ haricinde bir şubeye sonunda düşüceğimi düşünürken (hayatımın ilk dokuz okul yılı boyunca A şubesiydim de) tekrar A şubesine düşerek, bir zamanlar 9-A olduğum sınıfa 10 olarak girdim. İlk bir hafta boyunca herkes sınıf değiştirip durdu, kimseyle tanışmadım, ehe, aşırı sosyalim! Bu ilk bir hafta boyunca 9-A’dan 10-A’ya düşen tek kız Nazlı’yla sıramızda oturup Metallica dinledik. Ardından –çok şaşırtıcı bir şekilde- tanımadığım yeni bir kızın varlığı üzerine tüm kızlar, o kızın çevrisine toplandı. Çoğunun eski sınıf arkadaşıymış. C’lerden sanırım. Çohoş. “Oha. Bak Nazlı, burda adamın bağırışı çok hoş. Seeeenağteriyuuum.”

    Bu yeni kızı ilk gördüğümde ilk düşüncem “Şu burnu havada tiplerden sanırım.” oldu. Ne yalan söyliyim. Zaman içinde tanıdıkça ne boktan bir tez çıkardığımı anladım tabi. Ehe. Şimdi, spoiler vermeden iki yıl öncesinden devam edeceğim, millet. Haftalar geçti, sınıfça tanıştık, anlaştığımız insanları bulduk, adlarımızı karıştırmadan söylemeyi öğrendik. Selin’in mavi gözlerinin lens olduğunu fark ettik. Gerçek gözlerinin daha güzel olduğunu söyledik. Haklıydık. Yep. (Hala da haklıyız. V.V) Furkan’la benim sevgili olmadığımı öğrendiler. Nazlı’nın ilk haftada sakin sakin duran normal kız olmadığını öğrendiler. Aslında anlatılacak binlerce şey var şuan ancak Selin’e özel bir doğum günü yazısı yazdığımı hatırlayarak kendimi kısıtlıyorum. Kısaca diyebilirim ki “Bağıra bağıra ‘10 ve 11. Sınıf hayatımın en güzel okul yıllarıydı!’ diyebilirim.” Ve 12. Sınıfta yine biz bize olduğumuz için çok mutluyum. Ezgi başka okulda tabi. (Şu sıralar telefon olarak yanımızda o da…) Ve bu okul süresi boyunca Kebire ve Oktay gibi isimler tanıdık ve sanıyorum ki onlar da bizi tanıdı.

    Ben onuncu sınıftayken ufak bir deftere –sonraları yazmaya üşeneceğim ve insanların haklı tepkilerine maruz kalacağım- bir hikâyeye başlamıştım, Harry Potter’dan öncesi hakkında; Furkan, ben ve Zeynep vardı içinde 15 tatilde başlamıştım. Yazıyordum, okuyorduk baya da eğleniyorduk. Selin yanımıza gelip “O ne?” diye sordu ve “Okuyabilir miyim?” dedi, diyaloğu tam hatırlayamıyorum ama bi yerde Selin “Oha, sen de mi Harry Potter seviyorsun!?” demişti. Sanırım tam olarak o zaman tanıştık. Selin de yazdığım hikayeye dahil oldu, onun bir Slytherin olmak istemesi beni oldukça şaşırtmıştı. “Draacoooo” tarzı laflara da aslında o saniyeden alışmamız gerekiyordu. Nazlı deli Ravenclaw’ımız oldu. Furkan, Zeynep ve ben de Gryffindor’duk işte. Zeynep’i de Harry Potter’a ben başlatmıştım hani. Bir zaman sonra Ezgi’nin de aramıza katılmasıyla her şey harika oldu aslında. Ezgi Bellatrix’in kızıdır. Bunu kimse yadsıyamaz, aynı Selin’in Draco’nun gelecekti karısı olduğu gibi.

    Onuncu sınıf bitti. (Ve parantezin arasına sokuşturmak gerekirse en yakışıklı 12. Sınıflar o döneme denk geliyordu. Yep. asdf) Sanırım bana ‘arkadaşlık’ın ne demek olduğunu öğreten yıl oydu. Ve o yaz ilk kez yaz boyunca olmak istediğim yerin yazlık değil de okul olduğunu fark ettim. Annemin haklı olduğunu düşünmüştüm, gerçek arkadaşlar ilkokul’da değil lise’de bulunuyordu. Ve halen de bunun gerçekten doğru olduğunu düşünüyorum. Nazlı’nın dediği gibi hepimiz deliyiz. Ve Esra ile Furkan’ın esprilerine rağmen yaşamaya devam ediyoruz.

    Selin onuncu sınıfta “Bir RPG sitem var, gelmiyeni dövüyorum, gençler!” diye bağırdı. Hepimiz ona bön bön baktık. Sonraki günler RPG’nin ne olduğunu anlatmak hakkındadır. Sonuç olarak Zeynep, Aybüke, ben ve Furkan siteye üye olduk ve bir daha asla uğramadık. Yazın –onuncu sınıfın yazında- bir gireyim dedim ve aynı sitede –na burada- yeni bir hesap açarak RP belirledim ve buraların ne olduğunu anlamaya başladım. Selin beni RPG’yle tanıştıran kişidir. Okulda karakter muhabbeti yapabildiğim ve sıkıldığımızda oturup kurgulaştığımız. Selin, candır. Sanırım beraber kurmayı en çok sevdiğim insanlardan o. Beraber çizmeyi, yazmayı, koşmayı.. ehe evet, 11. Sınıf olduk şimdi. Hep beraber o müthiş korku filmini çektikten ve okul değiştikten sonra, kısaca Eşrefpaşa’da. Sen, ben ve Furkan. Karşımızda kocaman güneş. Alabildiğine koşuyoruz ve hep beraber bağırdığımız tek kelime var “ÖZGÜRÜZ! ÖZGÜRÜZ! ÖZGÜRÜZ!” Okuldan kaçıp kitapçıya gidiyorduk, Furkan, Percy Jackson’ın üçüncü kitabını alacaktı; Titan’ın Laneti. Aslında olay şöyle oldu;

    Furkan’la ben boş derste kaçıp kitabı almaya gitmeye karar veririz, sen arkada bir kitap okuyordun, Fred ve George gibi tepende bittik ve sana hayatının macerasını sunduk. Suratlarımızda ana uygun bir gülümseme ve ‘hadi ama’ diyen bakışlarla ve sen kitaba ufak bir bakış atıp gözlerin parıldayarak kapatıverdin. “Hadi gençler!”
    Kapıdaki adam üç kişi birden okuldan çıkmamıza izin vermedi –çünkü biz her şeye rağmen izin alan gençlerdik- Bahanemiz süperdi ama;
    “Kitabın adını Furkan biliyor.”
    “Kırtasiyenin yerini Betül biliyor.”
    “Parayı Selin verecek.”
    “Üçümüz gitmek zorundayız!”
    Ve adam bize izin verdi. Fuck yes! Koşa koşa gittik ve denize koşan yavru deniz kaplumbağaları kadar mutluyduk. Üçümüzün suratında da aynı mutlu ifade ve tam karşımızda batmakta olan akşam güneşi… Mahalleliyi takmadan –ki orası aynı zamanda anneannemin yaşadığı sokaktır.- “ÖZGÜRÜZ!” bağırışlarımızın yanı sıra “Güneşi gördüm!” diye bağırdığımız da doğrudur. O mutluluk anımız kırtasiyeye vardığımızda Zeynep’in “NERDESİNİZ HOCA YOKLAMA ALIYOR!” mesajıyla tam bir ‘görevimiz tehlike’ye dönüştü. Ciğerlerimizi patlatma pahasına kitabı da alıp geri koştuk. Ben yavaş koşarım. Bir an durup karşı kaldırımdan Selin’le Furkan’ın duvar kenarından hendekleri atlaya zıplaya ilerlemelerini izledim ve bana yalnızca Mario ve Luici’yi andırdılar. Tekrar koşmaya başladığımda okuldan çıkmakta olan ilkokulların arasında buldum kendimi. Onları aşa aşa hızla ilerlerken birinin bisikletine çarptım ve çocuk bana “Abla, naptın ya?!” dedi ve ben anın heyecanıyla ‘pardon’ diyeceğime “ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM!” diyerek koşmaya devam ettim. Selin’le Furkan beni görüp hızlı olmamı işaret ediyorlardı ve zavallı dalağım ‘Noöo!’ tarzı bir bağırış içindeydi. Yokuş yukarı koşuyoruz, boru değil. Karşıdan karşıya geçip okul kapısına ilk varan Furkan oldu. Çünkü Selin karşıdan karşıya geçmeden önce Cumhur Hoca’ya yakalanıp ışıkları beklemek ve tatlı bir öğrenci gibi devam etmek zorunda kalmıştı sanırım. Ve ben, görevi böylece ikinci tamamladım.
    Soluk soluğa sınıfa girdiğimiz de üçümüzde gülüyor nefes almaya çalışıyor yok yazılmış olabilmenin korkusunu taşıyorduk. Ve Obama’ya benzeyen –o zamanki yeni- müdürümüz öğretmen masasında oturuyordu. Hatırladığım kadarıyla kısa bir nasihat sonrası bizi kendi halimize bırakmıştı. Ve bizde meraklı insanlığa yaşadıklarımızı anlatmaya koyulmuştuk.

    Ufak bir olay daha. Yağmurlu havada 8-10 kişi mangala gitmemizle ilgili. Mekan, Engelliler Parkı - İnciraltı. Göztepe köprüsünde toplaşıp yarım saat yürüyerek vardığımız bir yer kısaca. Giderken mangal için patlıcan ve domates alma işi Gülay’la bana düşmüştü. Mini Tanşaş’a girdik. Neden? Yol üstünde o vardı, neden olcak. Gülay’la domatesleri seçişimizi daha önce kimseye anlatmadım pek de önemli değil aslında ama madem bundan 6-7 gün sonra doğum günü sırası bize de geliyor anlatsam bir şey kaybetmem.
    “Büyükleri mi almalıyız, küçükleri mi?”
    “Sertleri mi? Yumuşakları mı?”
    “Kırmızıları mı? Turuncumsuları mı?”
    “Babaannem bunu yarı fiyatına alıyordur, oha, fiyata bak!”
    Sonuç olarak gelmiş geçmiş en engin bilgilerimizi karıştırıp bir torba domatesi bir araya getirdik. Patlıcanlar ve salatalıklar da tabi.. Kasaya geldiğimiz de her ikimiz de şemsiyeleri tutmak ve cüzdanları aramakla o kadar meşguldük ki cidden sebzeleri torbalamakla ilgimiz bile olmadı. Normalde böyle yapmam. Kesinlikle! Ama orda, kasadaki ablanın onları Tanşaş poşetine koyması gayet doğal görünmüştü bana. (Hayatım boyunca Tanşaş demeyi becerememiş bir insan olarak yanlış yazıyorsam affedin.) Kasiyer dayanamayıp “Nereye gidiyor bu gençlik?!” diye söylendi.
    Yüzsüz ben, gülerek “PİKNİĞE!” dedim.
    Gülay da güldü. *çok şaşırtıcı*

    Engelliler parkında mangal yasakmış. HAH.
    Bisikletlerle dolanan yetkililer elbet önümüzde de durdu ve ne yaptığımızı/yapacağımızı sordu.
    Görevli: Mangal mı yapıyorsunuz gençler?
    Selin: Yok abi ne mangalı, kurabiye getirdik.
    Betül: Bu havada mangal yapanın aklı yok zaten!
    Görevli: Hani yapacaksanız açıklıkta yapın, taşların üstünde falan..
    Selin: Yani yapabilir miyiz?

    Beraber yalnızca iki yıl geçirmiş olmamıza rağmen şuan beni yazmaya devam etmeye iten o kadar çok şey var ki! Lakin artık yavaşlamalıyım. Cidden. Laf tam bu noktada sarışınlara geliyor. Nam-ı değer dünya üzerindeki tüm Draco’lar... Mümkünse İskoç Razz Omegle’de senin için İskoç aramışlığım var bilirsin ve yine olsa yine yaparım. Asdgh Geçenlerde de fark ettiğimiz gibi asla aynı erkeğe aksanı yüzünden aşık olmayacağız, bu oldukça iyi bir şey. Ömrüm boyunca biri ketçap diğeri mayonez seven insanların beraber daha iyi yaşayacağına inanmışımdır, böylece sofrada her iki madde de kullanılır ve her iki kişi de mutlu olur. Tuhaf bir örnek olabilir ama ben çok sevdim –neden bu kadar mütevazıyım, nödeeğn- ve böylece tüm İngiliz’ler senin ve tüm Alman’lar benim oluyor. Tek sorunumuz kapımızdaki onlarcasından seçim yapmak. İşte bu zor. Çohzor. Fak.

    Ha bu arada MUTLU YILLAR SANAAAA MUTLU YILLAR SANAAAA MUTLU YILLAR MUTLU YILLAR MUTLU YILLAR SAAAAAAANAAAAAAAAAAAAAAAA! Hayatının geri kalan kısmında- Yo, hayır. Daha sonrasında bile, daima mutlu olman dileğiyle. Yıllar iyi geçirmen ve sevdiklerinin daima yanında olması dileğiyle. Umarım hayallerin gerçek olur ve sarı kafalının teki sana vurulur. (Razz çok kafiyeli oldu) Hayallerinden ve umutlarından asla vazgeçme. Her hangi bir kişi her hangi bir zamanda seni mutsuz ettiğinde bizi düşün; seni seven onlarca insanı.

    Seni seviyorum, ne kadar saçmalarsam saçmalayım beni anlayabildiğin için. Konuşmak istediğim zaman başını rahatlıkla ağrıtabildiğim için ve sensiz hayatımın olduğundan daha sıkıcı olacağını bildiğim için. Önümde aylar vardı, yine de bu yazıyı son saatlere bıraktım, aklıma ne geliyorsa yazdım ve tüm paragrafların en sonuna geldiğim şu anda, beraber milyonlarca daha paragrafımızın olmasını umuyorum. Seni seviyorum. Benim gibi bir odun bunu söylüyorsa, ona inanmalısın, idoit.

    Ve, evdeki net sorun çıkardığı için şuan okuldan döndüğüm şu saatlerde internet kafenin tekindeyim, evde beni bekleyen ebebeynlerim de umursadığım konulardan değil sanırım Razz. Yazının yeterli olmadığını düşünüyorum, sen daha iyilerine layıksın.



meta:
 
Muscovite:
 
JUST FOR NATALIA:
 

секрет:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Celia Annabeth Right

avatar

Lakap : Cel. Lia. Sally.
Mesaj Sayısı : 491
Kayıt tarihi : 28/05/12

Özel
Rp Puanı:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!   Ptsi Ekim 08, 2012 3:57 am

Selin, Betül kadar uzun yazamam.

Ama hepsini okudum. Cidden. Çok. Şekersiniz.

Şimdi efenim, önceleri önceleri siz kurucu tayfaya kıl olduğum, kendi aranızda konuştuklarınızı Latince konuşuyormuşsunuz gibi düşündüğüm, ama yine de siteye girmekten vazgeçemediğim bilinir. iyi ki de vazgeçmemişim çünkü ciddi ciddi çok tatlı insanlarsınız...

Selin, bence çok çok çok şeker, evet şeker gibi bir kızsın. Neşe abidesi gibisin, gerçekten sosyalsin ve *öhöm* güzelsin.

Lisedeki son yılınız, çalışıyor yoruluyorsunuz bu yüzden önce kolay gelsin, sonra da yeni yaşın sana mutluluklar, başarılar ve öğrendiğim kadarıyla bir de sarışın yakışıklı getirsin diyorum.

Doğum günün kutlu olsun, nice mutlu yıllara!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Maral Avakian

avatar

Lakap : Maral. Sadece Maral.
Rp Sevgilisi : Yalnız. Ezilgen.
Mesaj Sayısı : 178
Kayıt tarihi : 08/07/12

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!   Ptsi Ekim 08, 2012 7:18 am

Duygulandım aslında bu konuda çok iyi değilim ama kısa sürede kaynaştık. İyi ki doğdun Adaşım! İyi ki seni tanıdım. Slytherin'i sevmemi sağladığın için teşekkür ediyorum. Takımlarına çoğu kez ağzımın suyunu akıttım, bu güzellikleri bize sunduğun için de teşekkür ediyorum. Öyle işte teşekkürler, iyi ki varsın. İyi ki doğmuş adaşııım. <3
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hans Finn Landers
Gryffindor VII | Şeytan'ın Piçi | Quidditch Takım Kaptanı
Gryffindor VII | Şeytan'ın Piçi | Quidditch Takım Kaptanı
avatar

Lakap : HANSEY!
Rp Sevgilisi : Daenerys K. F. Landers; BETTER THAN YOURS.
Mesaj Sayısı : 1059
Kayıt tarihi : 06/11/11

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Geri: Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!   Ptsi Ekim 08, 2012 7:20 am


-awkward but true-
Ve bu.. favori şarkımız çünkü bağırmak hoş. DA! DA! DA! Happy Happy

___________

    Kübra, kendime gelen çok tatlısın lafını kabul ettim ve teşekkür ediyorum sen de çok tatlısın. (bu aralar çok yüzsüzüm sanırım ama olsun Smile)


::
 


THIS IS WHAT LIFE'S ABOUT!:
 

    MY TWIN:
     

anyways:
 

#benençokjackegülüyorum
#çünküjackçokkomik
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Nathaniel Argent

avatar

Lakap : Nathan, Nate
Rp Sevgilisi : Erica. Ek olarak Brendan'ı da ona kuma getiriyorum boş vakitlerimde. ashfjasf
Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 14/08/12

MesajKonu: Geri: Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!   Ptsi Ekim 08, 2012 8:08 am

BETÜLÜM. Bu yazıya ne yazsam bilemedim, ne yazabilirim ki? Okurken *burun çekme efekti* gözyaşlarıma hakim dahi olamadım. Tamam sulu göz biri olabilirim ama bu farklı. İçimdeki duyguların kıpraştığını hissettim, hissettim yani abi!

O sınıf değiştirdiğim günü hatırlıyorum. Bir hafta boyunca hiç sevmediğim bir sınıfta, hiç sevmediğim kişilerle geçirdikten sonra D sınıfına geçmek istemiştim. Hoca bana pazartesi günü son derste "Selin, A sınıfına gidiyorsun" dediğinde hayal kırıklığına uğrasam da koşarak gitmiştim. Ve belki de Birgül Hoca, gerçek anlamda hayatımı değiştirmişti o kararıyla. Sınıfa ilk adımımı attığımda herkese şöyle bir bakmıştım. Bir haftada insanların kaynaştığını düşünüp tırsmıştım işin aslı. Aa Esra, aa Serhan, bak Merve de buradaymış, tarzındaydım ilk gün. Boş sıra bir tek Zeynep'in yanıydı ama oturmadım. Gittim Haydar'la *biri, kim olduğunu unuttum* malum şahsın yanına oturdum. Komikti, sonra Zeynep'in yanına geçtim. Ve o an her şey başladı.

Mavi gözlerimle gururlu bir şekilde bakıyordum etrafa. Hep mavi olsun istemiştim gözlerim! Herkes senin gibi şanslı değil tabii. Çıkardığım zaman kimisi şaşırmıştı, kimisi bir daha takma demişti. Takmadım. Çünkü biz birbirimizleyken kendimiz olmayı öğrendik. Seni ilk gördüğümde "ne sevimli kız" demiştim ben. Çocuksu ruhunla dolanıyordun etrafta. Ve evet, Furkan'la sevgili sanmıştım doğal olarak. İnsanları yavaş yavaş tanırken daha çok sürekli Azizelerin yanına gidiyordum. Bizim sınıfta yakışıklı var mı diye kontrol etmiştim! Bu kısmı atlayamam, hiç kimse yakışıklı gelmemişti gözüme. Çünkü tıpkı senin gibi onuncu sınıfta o mükemmel on ikilerdeydi benim gözlerim de. Göz zevkimiz için oldukça tatmin edici bir seneydi!

Sonra bir gün, bir hikaye ilişti kulağıma. Yıllar boyunca HP sever arkadaşlarım oldu ama HP sever bir sınıfım? Asla. O hikayeyi yazdığını duyduğum gün senin de dediğin gibi aramızdaki bağ oluştu. Hem yazıyordun, hem Harry Potter'dı yazdığın! Fanfictionlarla kafayı bozduğum seneydi. Kocaman parıldayan gözlerle bakmıştım sana. Kafalarımız aynıydı ve gülmüştüm. Sonrasında Selin Aktan oldu senin hikayende Celine Actuar. Slytherin'dim, Draco kılıklı Marcus'um vardı. Veelaydım ayrıca! Her şey o kadar güzeldi ki, hikayeyle birlikte yavaşça fidanlar ağaca oldu dostluğumuz. Rpgden başladık sözlerimize, sonra ünlüler, hikayeler, kurgular... Herkesle bir şeylerden konuşabilirdik. Konuşuyorduk da. Sınıfımız çok güzeldi. Hepimiz gülüp eğleniyorduk. Ama seninle sadece "bir şeyler"den konuşmadık biz. "Her şey"den konuştuk. Yeri geldi özel hayatlarımıza indik, yeri geldi hayal gücümüze. Ama en uçuk kaçık iki hayal gücünün sahibi olarak, birbirimize bağlandıkça bağlandık. O kadar çok şey yaşadık ki! O güneşi-gördüm-koşusunu asla unutamam. Ya da piknikleri... Ya da denize gittiğimiz günü. Seni hep sevdim. Muhabbetlerimizi hatırlıyorum sınıftakiler hakkında. Sen hep "çok temiz kalpli" dediğimiz kızdın. Ne zaman birkaç yüz seviye atlayarak "hayatımın bir parçası" dediğim kız oldun bilmiyorum. Bu yaz bunu kesin olarak anladım.

Yaz boyunca en çok konuştuğum insanlardan biriydin kuşkusuz. Hatta belki de en çok konuştuğum sendin. Ama okulun ilk günü her yerde "Betül, BETÜL NEREDE?" diye dolandım. Geç kaldın. Şaşırmadım. Ne zaman erken geldin ki? asfhjaskf Üçüncü dersin ortasında çıkıp geldiğinde dayanamadım kalkıp sarıldım. Hatta dinci çekinmeyin sarılın dedi, güldük. Sarılmıştık zaten!

Boş zamanlarımda derslerde ilk aradığım kişi sensin. Yanına gelip oturup konuşmak gibisi yok. Seni seviyorum "temiz kalpli kız." Seni çok seviyorum "hayatımın bir parçası." Hayatımda olduğun için çok şanslıyım. Ve hayatımda olacağın için de. Bundan yıllar sonra kitaplarımız basıldığında bu siteyi yazacağız önsöze. İnsanlar bizim gibi gelişsin, yazmayı öğrensin. Kim bilir belki o zaman yazdıklarımıza, odunluklarımıza güleceğiz. Yine de bize ait olacak. Burası benim sitem değil. Aykut'un ya da diğerlerinin de. Burası bizim sitemiz. Biz olmasan hiçbir anlamı yok boş bir link adresinin.

Seni seviyorum Betüş'üm. Çok.

* * *

Kübra'cım, çok teşekkür ederim! Görünce suratımda kocaman bir gülümseme oluştu. İlk başlarda gözümün aradığı "Celia nerede Celia" diye arada sırada sohbet kısmına baktığım kişiydin. Ah, biraz da "gıcık oldum" tavırları vardı üzerimizde. Razz

Sonra nasıl oldu bilmiyorum ama konuşmaya başladık. Ve o zaman anladım ki, haksızlık yapmışım. Bana diyorsun ama kendine bak kızım! Sen de çok çok çok tatlısın. Sitede yokluğunu hissedeceğim yegane kişilerdensin. İyi ki varsın ve tanışmışız.

Tekrardan çok teşekkür ederim, seviliyorsun güzelim. <3

* * *

Adaşım! Selin isminde tanıdıklarım oldu ama ilk kez birisine adaşım dedim hayatımda. Çünkü ilk kez birisini adaşım diyecek kadar sevdim Selinlerin. Razz

Çok teşekkür ederim bebeğim! Sen de iyi ki varsın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jack Stepanoviç Karenin
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Hermione, Jackie, Panas, Ash, Aleksey (Herkesin ona seslenişi farklı ama o Jack'i tercih eder. Tabi, Aleksey hariç. O lakabı seviyor çünkü o Natalia'dan.)
Rp Sevgilisi : Rus Kızı vs. Meyve Suyu
Mesaj Sayısı : 851
Kayıt tarihi : 14/08/11

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Geri: Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!   Paz Ekim 14, 2012 9:45 am

Tüm yazıya karşılık şunu diyim, yeni anılar bizi beklesin tamam mı?
(Tamam dedi.)



meta:
 
Muscovite:
 
JUST FOR NATALIA:
 

секрет:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Birthday of a Beauty Queen! Selin doğdu gençler!
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Magrannia

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: R O L E P L A Y O U T :: Üyelere Özel :: Kutlamalar-
Buraya geçin: