Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Xavier'ın Jack'i varsa, Selin'in Betül'ü var. || Alles Gute zum Geburtstag!

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Xavier Shane Raymond
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Xavie. -evet tek bir harf fark ediyo asdf-
Rp Sevgilisi : Alyssha.
Mesaj Sayısı : 91
Kayıt tarihi : 05/06/11

Özel
Rp Puanı:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Xavier'ın Jack'i varsa, Selin'in Betül'ü var. || Alles Gute zum Geburtstag!   Paz Ekim 14, 2012 7:13 am


    Xavier, 19 yaşında, Slytherin öğrencisi, arkadaşları ona lakap takamıyor.
    Jack, 17 yaşında, Slytherin öğrencisi, arkadaşları ona odun diyor. Özellikle de sevgilisi.
    Ve, gençler... Bu hikayede burada başlıyor.

    Kardeş olmak zordur. Arkadaşlarınızı önemsersiniz, dostlarınızı canınız pahasına korursunuz... Peki ya kardeşinizi? Asıl kardeşinizin kim olacağını asla seçemezsiniz. Aynı rahimde birkaç tur dönmüşsünüzdür farklı zaman aralıklarında, diğer spermlerle yarışıp yarışmayı kazanmışsınızdır ya da bu muhabbetin nereye gittiğini düşünüp buraya noktayı koymuşsunuzdur. Kardeşlerinizi sevebilirsiniz. Sevmeye de bilirsiniz. Hayır, bu yalan. Sevmediğinizi düşünebilirsiniz. Ama sizin kendi kanınızı, kendi canınızı taşıyan bir parça iken, hayır... Onu kesinlikle seversiniz. Bu yüzdendir ki Xavier Jack'ten nefret ediyor. (WTF MAN?!) En azından şimdilik. Bugün burada -hayır bu bir evlilik töreni konuşması değil- Xavier'dan yazmamın sebebi, her ne kadar Xavier ne kadar harika bir kardeşe sahip olduğunu idrak edebilmiş olmasa da, benim edebilmiş olmam. Demişler ki, arkadaşlar kendi seçtiğimiz kardeşlerimizdir. Bu yüzden de hiçbir zaman onlardan nefret etmek zorunda kalmazsınız. Xavier'ın üzerine gitmeyin, o tek çocuk olmaya alışık. Değil mi Xa- öhöm. Ne diyordum?

    Genelde hafızamın iyi olduğunu iddia ederim. Anıları hatırlamakta üzerime yoktur. Ki klasik doğum günü yazılarımı düşünürsek, anılardan dalmayı da severim. Ancak yalnızca birkaç gün öncesinde Betül her şeyi apaçık ortaya döktüğü için bu sefer yapmayacağım. En azından, aynı şeyleri söylemeyeceğim. Sınıfta iki derin Harry Potter'cıydık, hikayeler bizi bir araya getirdi, hiç ayrılmamak üzere. İşin aslı bu kısım. Ondan önce sınıfımdaki güzel gözlü, sevimli küçük çocuktu Betül benim için. Çocuktu evet, çünkü herkes bilir ki Betül temiz kalpli ve çocuksu oluşuyla tanınır. Jack gibi.
    Her zaman karakterlerimizden bir parçayı içimizde taşıdığımıza inanırım ben. Sitede milyon tane karakterim var, kimisinin benimle uzaktan yakından alakası yok, kimisi ise bana o kadar çok benziyor ki ben bile şaşırıyorum. Ama en uzaktan yakından alakası olmayanın bile bir noktada bana benzediğini hissettiğimde, anlıyorum ki onlar benim parçalarım. Ve ne zaman biriyle derin ve kalıcı kurgular yapsam, onu da kendi parçamın içine alıyorum.
    Yıl 1963, vakitlerden bir kış akşamı. -hayır aslında yıl bu değil ama Betül bu yıla sebepsizce takıktır, mutlu olsun istedim- Jack Natalia ile tanıştı. Jack Alyssha'ya gıcık olur gibi oldu ama ondan hoşlandı. Jack Krystof'la garip bir şekilde muhabbete başladı. Jack Krystelle ile birlikte kahkahalara boğuldu. Jack Natalia'yı sevdi. Jack Xavier tarafından öldürülmek istendi -ama bu kısmın değinmek istediğim noktayla alakası yok, yine de Xavier'dan bahsetmeliydim- Jack Slytherin grubu (burada ben tek kişilik dev kadro oluyorum) ile birbirine bağlandı. Ve Jack, sonsuza tek Xavier'ın biricik kardeşi oldu. (olacak yani asfhasf)

    Betül'ü ne zaman kardeşim gibi görmeye başladığımı bilmiyorum. Zamanla boş dersleri birlikte konuşarak geçirir olmuştuk. Her ne kadar şimdi test çözüyor olsak da, tanrım 12. sınıf sucks. Birlikte dışarıda takıldık, garip maceralar yaşadık, mutlu olduk, üzüldük, sarılıp ağlaştık, birlikte kamikaze ters dönükken haykırırcasına kahkahalar attık... (ve evet çocuklar, bu Betül'e nasıl tavşan kız demeye başladığımızın hikayesidir)

    Vakitlerden bir nisan sabahıydı. Betül'ün bayramıydı o gün. Evet, tam üstüne bastınız. 2 yıl önceki 23 nisandan bahsediyorum. Okuldaki klasik törenlerden sonra hep beraber lunaparka gitmiştik. Yani, gitmek için yola koyulmuştuk. Otobüste en arkaya geçmiştik. Otobüste bazı yaşlılar vardır hani, en ufak bir gürültüde size bağırırlar. Ama aradığınızda asla bulunmazlar. Şahsen otobüsteki ergen liselilere kızmalarını bazen çok istiyorum ama hiçbir zaman orada olmuyorlar o zaman!
    En arkaya kurulmuştuk. Neye gülüyorduk bilmiyorum ama kahkaha atıp duruyorduk. Yaşlı amca, yavaşça başını arkaya çevirdi.

    Yaşlı Amca: Gençler biraz sessiz olun!!
    Betül: Ama bugün bizim bayramımız.
    Yaşlı Amca: ?!?!?!?!
    Biz: Kendi adına konuş Betül... *herkes Betül'le dalga geçmeye başlar*

    Böyle başlamıştı gün. Ve gerisinde çok daha komik hal almıştı. Bu ayrı bir hikayedir, ama burada Betül'ün tavşan kız oluşunun hikayesini anlatıyorum. Dolayısıyla;
    Ufoya binme kararı aldık. Bilmeyenler için havada dönen uçan daire. Çok zekice, değil mi? Diğer bir adıyla, İzmir Fuarı'ndaki gelmiş geçmiş en korkunç oyuncaklar listesinin ilk sırasını zorlayan koca cisim. Ama bir o kadar da eğlenceli.
    Benim ilk binişimdi. Dolayısıyla tüm fotoğraflarda 3.5 atarken görülüyor olsam da, bir fotoğraf vardı ki... İzninizle, bunu sizinle paylaşıyorum:


    Spoiler:
     
    Betül böyle durmayı nasıl becerdi, bilemiyorum.
    Ancak o resmi arkadaşıma attığımdan beri, o bir tavşan kız.
    Hep öyle kalacak.

    (BU KISIMDA SELİN SÖVER, ÇÜNKÜ BU YAZININ DEVAMINI ÇOKTAN YAZDIĞI HALDE YANLIŞLIKLA PENCEREYİ KAPATIR, KOPYALADIĞI TEK KISIM BURASI OLDUĞU İÇİN YAZDIKLARI GİDER.
    OH GOD, WHY?)

    Ne dediğimi tam hatırlamıyorum aslında. Ama aşağı yukarı yeniden aynı konuya değineceğim. Aynı cool cümleleri kuramayacağım için beni affedin. *sad face* Özetle;
    Betül hepimizin küçük çocuğu gibidir. Bir şeyi istediğini ya da istemediğini gözlerine bakarak çok rahat anlarsınız. Çünkü bu kızın, size atabileceği iki popüler bakış vardır.
    1. Acıların Çocuğu
    2. Heveslerin Çocuğu

    Eğer Betül bir şeye heveslenmişse verdiği olası tepkiler bellidir. Gözlerini sevimli sevimli açar, ellerini birbirine kenetler, yerinde bir iki kez zıplar. Size öyle bakar ki, ah tanrım... Şuna bakın, kim bu kıza kıyabilir dersiniz. Ve istediğini alır.
    Ama eğer... (Dikkat dikkat, bu kısım ölüm tehlikesi içerir) İstediğini alamazsa?
    Hevesli gözler yavaşça üzgün gözlere dönüşür. Kaşlar kalkar, bakışlara acıların çocuğu ifadesi yerleşir. Dudaklar büzülür ağır ağır. Öyle ki, dünyası yıkıldı zannedersiniz. Yanık türkülerin yanık sesle okunan kısımları gibi çatallaşır sesi. "Ama"larla başlar söze. Eğer bu bakışa dayanamazsanız "ama böyle yapma" diye başlarsanız... BÜYÜK HATA OLUR. Çünkü böyle dediğiniz zaman, Betül'ün suratına ben kazandım bitch bakışı yerleşir. İstediğini alır. Ve acıların çocuğu ruh hali ile artık siz baş başasınızdır.
    Bu yüzdendir ki Betül artık ne zaman bu bakışı takınsa, arkamıza bile bakmadan kaçarız.
    He he he, seni seviyoruz Betül.

    Betül'ü yakından tanımak için pek çok şey yapmaya gerek yok. O zaten kendi olduğu gibidir hep. Temiz kalpli küçük kızımızdır bizim.
    Bloody Marry tarafından katledilmiş.
    Kimdir Bloody Marry? Birkaç efsaneden başka bir şey değil, birçoğu için. Ama bizim için?

    Herkesin hayatında asla unutmayacağı bir şeyler vardır. Ve lise, çoğu insanın kalbinde önemli bir yer kaplar. İşte bu da, bizim asla unutulmayacak lise anılarımızın başında yer alır.
    Yani, lise üçüncü sınıfta çekilen bir İngilizce korku filmini nasıl unutabilirsiniz?
    Hele ki senaryoyu dahi siz yazmışsanız?


    Spoiler:
     
    Korku filmleri genelde barizdir. İki tane okulun bitchi olur. Belayı da başa onlar sarar. Biri önce ölürken, diğeri en sona kalır. Birkaç tane masum öğrenci, korkunç karakterin başından geçen kötü olaylar. Bizim Mary'miz de böyleydi.
    Ben Mary'i çağıran bitchken, Betül masum ve efsaneye inanmayı kesinlikle reddeden kişiydi. Dolayısıyla en son biz ikimiz öldük. Nasıl mı öldük?
    Dikkat, izleyeceğiniz ya da izlemeyeceğiniz bu video kesinlikle korku filmi oluşu ile bir "korku filmidir." Bunu izledikten sonra hayatınız aynı olmayabilir. Bizi her gördüğünüzde aklınıza gelip kahkahalar atabilirsiniz.
    Durmayın. Çünkü o kadar komiğiz ki, bu yüzden bunu hiç unutmayacağız.

    Spoiler:
     

    Bizim için yıllar böyle geçti işte. Kimse "şunu yapmadınız" diyemez gelip. Çünkü biz, elimizden gelen her şeyi yaptık. Film bile çektik?! Bu sırada, hayatımızın daimi üyelerini de öyle benimsedik ki, onlarsız neler yapacağımızı düşündük kimi zaman.

    Hani eğer bunlar olmamış olsaydı, eğer Betül'ü hiç tanımasaydım, bu yazıyı buraya şu an hiç yazmasaydım... Mutsuz olduğunda bana acıların çocuğu bakışını atan küçük tatlı kızı asla tanımamış olacaktım. Mutlu olduğunda yerinde zıplamalarını asla göremeyecektim. Asla Xavier'ın Jack'i olmayacaktı. Natalia belki aşık olamayacaktı bir başkasına. İleride Alyssha'nın güveneceği biri olmayacaktı belki. Ve Selin, daima bir parçası eksik olacaktı bunu bilmese de.
    Betül'süz hayatı düşünmek istemiyorum. Çünkü o hayatımda ve orada kalacak. Bundan yıllar sonra bu yazıları birlikte okuyup hallerimize salya sümük güleceğiz. Belki hayallerimizi de gerçekleştirmiş olarak. Bilmiyorum. Kim biliyor ki?

    Yine de Betül, her şeyiyle benim hayatıma anlam katan insanlardan bir tanesi. Evet o Natalia'nın odunu olabilir ama Jack'in kalbini başka hiçbir erkekte bulamaz Natalia.
    Ve Betül, Selin'in biricik odun arkadaşı olabilir... Ama onun ne kadar ince ruhlu olduğunu herkes bilir. En azından Selin biliyor.
    Ve o Selin Betül'ü çok ama çok seviyor. Hep sevecek.
    İyi ki doğdun minik kuşum. İyi ki doğdun tavşanım. Bir gün hayalindeki Almanla tanıştıracaksın beni. Yanımda biricik İskoç'um olacak. İngiliz de olur. Hep birlikte anlaşmanın yolunu bulacağız. Biz arada Türkçe dedikodularını yaparken onlar bizi anlayamayacak. Yüzümüze Fransız bakarlarken bundan zevk alacağız.
    Bir gün davşanım, bir gün.
    İyi ki varsın bitanem. Nice mutlu beraber yıllara!



    Not: Biliyorum bu yazıyı bu kadar geç attığım için her geçen dakika acıların çocuğu ifadene büründün. Şimdi o ifadeden sıyrılıp gülme zamanı. Bu yazıyı bizden başka okuyan olur mu bilmiyorum hele ki site bu kadar ölüyken...
    Umrumda değil. Sen her şeyi bil yeter.

    Ich liebe dich, Häschenmädchen.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jack Stepanoviç Karenin
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
Slytherin VI. Sınıf Öğrencisi
avatar

Lakap : Hermione, Jackie, Panas, Ash, Aleksey (Herkesin ona seslenişi farklı ama o Jack'i tercih eder. Tabi, Aleksey hariç. O lakabı seviyor çünkü o Natalia'dan.)
Rp Sevgilisi : Rus Kızı vs. Meyve Suyu
Mesaj Sayısı : 851
Kayıt tarihi : 14/08/11

Özel
Rp Puanı:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Geri: Xavier'ın Jack'i varsa, Selin'in Betül'ü var. || Alles Gute zum Geburtstag!   Paz Ekim 14, 2012 9:36 am

    Bizden başka kimse okumayacak belki ama zaten bu yalnızca bir doğum günü tebriği. Kalemine sağlık. İyi ki doğduk.

    Ekranla tatlı tatlı -ve oldukça boş- bakıştığım bir saniyeden sonra düşünüyorum da, anıları yazmak için bir defter alsak ve boş dersler de elden ele dolaştırsak iyi olacak- bi dakka, asıl düşündüğüm, artık nasıl karşılık vereceğim hakkında yazacağım pek bir kelime kalmadı. Her şey o kadar ortada ve anlaşılır ki. "Seni seviyorum." demek bana çok kalıplaşmış geliyor, düz bir cümle. Tabi, çoğu zaman polianlamlı. Ama "İdoit'im ya." diyip gülümseyebilmek çok daha anlamlı şuan. Idoit'im.

    Bu aralar yatmadan önce düşündüğüm tek şey karakterler arasında geçen diyaloglar. Uyumama yardımcı oluyorlar. Natalia, XavXav, Celia, Krystof, Daenerys, Krystelle, Julius bile. (Julius'un six pack'leri ile ilgili Krystelle'la bir diyalogtu o da sdfdd) Xavier da az idoit değil tabi ama son diyalogda Jack'in yanına gelip adam akıllı konuşuyorlardı aynı abi kardeş gibi... Yakın zamanda yazamayacağını bildiğin şeyleri hayal etmek keyifli olduğu kadar can sıkıcı. Karakterler şuan bekliyorlar, ama biz devam ediyoruz, her gün yeni bir macera ve her adım yeni bir mutluluk nedeni. Çocukluk hayatın en güzel şeyidir neden bitmesine izin verelim ki. I love to be a kid but I'm still not a bunny girl. It's.. KRYSTELLE!


Felix de bu önemli günü kutladı tabi, teşekkür ederim Felix.



meta:
 
Muscovite:
 
JUST FOR NATALIA:
 

секрет:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Xavier'ın Jack'i varsa, Selin'in Betül'ü var. || Alles Gute zum Geburtstag!
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: R O L E P L A Y O U T :: Üyelere Özel :: Kutlamalar-
Buraya geçin: