Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 SLYTHERIN NIGHT.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alyssha Cassidy Malfoy
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
Slytherin VII. Sınıf Öğrencisi | Bina Başkanı
avatar

Lakap : Aly, Cass
Rp Sevgilisi : Xavier Shane Raymond.
Mesaj Sayısı : 828
Kayıt tarihi : 01/11/09

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: SLYTHERIN NIGHT.   Salı Ocak 22, 2013 4:44 am

Its a SLYTHERIN NIGHT, tonight. You and me broomsticking into the world.
Tonight, TONIGHT. And we're pulling out our wands with a swish and a whirl.

Hogwarts dönem tatili son haftası, gece, bir kamp alanı.



alyssha. krystelle. krystof. veradicia. xavier.
kimberly. stephen. nathaniel. xaviera. jacques.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Krystof Bartoloměj

avatar

Lakap : Krys
Rp Sevgilisi : avice whittle
Mesaj Sayısı : 191
Kayıt tarihi : 25/08/11

Özel
Rp Puanı:
99/100  (99/100)

MesajKonu: Geri: SLYTHERIN NIGHT.   Salı Ocak 22, 2013 10:57 pm

    "Sizi bulacağım," dedi meydan okurcasına bir sesle genç adam kafasını dayadığı ağaçtan kaldırarak. Sesi ne kadar iddialı olsa da, kendisi kesinlikle değildi. Ne yani, karanlık bir ormanın içerisinde gizlenmiş olan onca insanı nasıl bulması bekleniyordu ki? Saçmalık. Neden ebe dedikleri şey kendisi olmak zorundaydı? İşin aslı... Genç adamın bu duruma nasıl düştüğünde. Her şey Stephen'dan çıkmıştı. Gülümsemiş, bunu daha önceki kamplarında oynadıklarını söyleyip, oldukça zevkli olduğunu ileri sürmüştü. Pabucuma anlat, demek istedi Krystof. Şimdi burada, ateşin başında öylece beklerken, kimseyi bulmaya niyeti olmadığını düşündü. Sabaha kadar o burada otururken, diğerleri saklanabilirdi... Evet. Evet bu çok güzel olurdu. Sırıtarak ateşin kenarında duran büyük odun parçasının üzerine oturdu. Önünde duran kaymak birasını kaparak kafasına dikecekti ki, ayağının birden yanmasıyla inledi. Onu bir şey ısırmıştı. Lanet olası mükemmel bacağını, bir şey ısırmıştı! Eliyle bacağını kavradığında kendisine bakmakta olan yılanla göz göze geldi. Lanet olsun. Kalkıp ağaca doğru koşmaya başlasa da, önünde şekil değiştiren Krystelle ondan çok daha hızlı davrandı. Kıl payıyla -en azından Krystof'a göre kıl payıydı- ağaca önce değdiğinde, çığlık attı genç kız sevinçle. "SENİ YENDİM!" Kızın kahkahası ormanın sessizliğini bozarken Krystof ikizini kaçmasına izin vermeyecek şekilde ağaca yasladı. "Buna hile denir," dedi genç adam ayağını göstererek. "Beni ısırarak yavaşlattın." Bakışları alev saçan genç adam yenilmeyi mi yoksa Krystelle'ın zekasının kendisini alt etmesini mi kabullenemediğini bilemiyordu. Durdu. Her ikisini de kabullenemiyordu. Belli ki Krystelle ise bu durumdan oldukça hoşnuttu. Gülümseyerek ikizinin yanağına öpücük kondurdu. "Slytherin'e hoş geldin kardeşim." Homurdanan Krystof kendisine sarılan kızı ittirecekti ki, ağacın arkasından çıkan başka bir elin sevinç çığlığı üzerine kalakaldı. Vera! Merlin adına, tüm sevdiği kızlar onu teker teker mi sınıyordu? Ne olduğunu anlayamadan iki kız birbirlerine sarılıp çığlık attılar. "Bana oyun kurdunuz," dediğinde genç adam suçlayan bakışlarını her ikisine doğrulttu. Demek bu bir savaştı ha? O zaman savaşacaktı.

    Cebinden çıkardığı asasını gökyüzüne tutan genç adam Lumos Maxima diye bağırdı. Aydınlık bir ışık, karanlık ormanın her zerresini aydınlatırken sırtını ağaca yasladı Krystof mutlulukla. Yanı başında duran Krystelle bunun hileye gireceğini söylüyordu. Ona sırıtarak karşılık verdi Krystof sadece. "Slytherine hoş geldin ikizim," dedi Krystof alaycı bir ses tonuyla. Sevgilisine de bunu sonra konuşacağız bakışı atarak çevresine bakındı. Herkes öylece ortaya çıkmıştı ki, ellerini göğsünde kavuşturarak tek tek isimleri saymaya başladı. "Jacques. Xavier. Tanrı aşkına daha yaratıcı bir yer bulamadınız mı? Kimberly, Nathaniel. Siz hiç öpüşmeden durur musunuz? Alyssha, ne de güzel sürpriz? O ağacın tepesine nasıl çıktın? Büyü yok dediğimizi sanıyordum," dedi alaylı bir tonda. Bir ağacın dalında oturmuş ona dik dik bakmakta olan genç kız ise kötücül bakışlarla seslendi. "Ben de öyle sanıyordum, Bartolomej." Kızın imalı tonu üzerine güldü genç adam. Geriye kim kalmıştı ki? Kendisine doğru koşan Stephen'ı gördüğünde başını iki yanına salladı. "Ve Stephen. Güzel denemeydi." Herkes onun yanına yaklaşıp durduğunda, genç adam bir kahkaha attı. "Bu durumda... Ben kazandım." Kalabalık ne olduğunu anlamak için dönüp Stephen'a baktığında genç adam alaycı bir bakış ile Krystof'a baktı. "Vera ile Krystelle'ın iki kişiyi kurtarma hakkı var. Sense geri kalanlardan birini ebe olarak seçeceksin." Grubun hepsi bir anda iki genç kıza döndüğünde afallayan ikili ne yapacaklarını düşünmek için birbirlerine baktılar. Krystof, iki kızın da düşüncelerinin hızla aktığını görebiliyordu. Krystelle'ın Alyssha'yı, Vera'nın Jacques'i seçeceğinden emindi. Böylece ebe yapacağı kişi... Stephen'ın ta kendisi olacaktı. Şimdi intikam zamanıydı.

    "Ben Jacques'i seçiyorum," dedi Veradicia abisine göz kırparak. "Ve bunu sana bol bol hatırlatacağım Jac," diye de ekledi. Ona borçlandığını yediremese de genç adam, bu durum için ona minnet duyduğunu belirtti. Alyssha kardeşi kurtarmanın sayılmayacağını söylese de Kimberly'den yediği bakış üzerine sustu. Xavier onun elini tutup Krystof'un kendisini seçmeyeceğinden emin, ego dolu bakışlarla sırıttı. "Evet, Krystelle?" Genç kıza bu soruyu soran Xavier, saniyenin onda biri kadar bir süre içerisinde bunu sorduğuna pişman oldu. Zira kız, anında atıldı. "Hepinizi seçmek isterdim-" diyecekti ki sözünü bitiremedi. Stephen araya girdi. "Öyle bir şansın yok Krystelle," diyerek kızı böldü. Sözünün kesilmesinden hiç hoşlanmayan Krystelle, bu önemli değilmiş gibi sırıttı. "Biliyorum." Stephen'a doğru adım atarak genç adamın koluna girdi. "Bu yüzden seni seçiyorum." Grup küçük çaplı bir şok yaşadığı sırada, Stephen Miloslova, Natalia'nın meşhur ve aralarına yeni katılan abisi, Krystelle'a baş döndüren bir bakış attı. Genç kız onun kulağına eğilerek bir şeyler fısıldadığında genç adam iyice güldüğünde, Alyssha atıldı. "Seni duydum Krystelle Bartolomej!" Gülümseyen Krystelle, tek kaşını kaldırdı. Olaylardan hiçbir şey anlamayan Krystof ise araya girdi. "Onu seçeceğimi biliyordun, değil mi?" İkizi ona kafa sallayarak karşılık verdiğinde küfür savurdu Krystof. Gözleri geri kalanlar arasında gidip gidip geldi. Ve Xavier'da durdu. Kendisinden emin Xavier'da. "Xavier..." diye söze başladığında genç adam kafasını hararetle iki yana salladı. "Oh hayır kardeşim, aklından bile geçirme." Sırıttı Krystof. "Geç kaldın," dediği sırada ise Kimberly atıldı. "Bence bu kadar yeter, ha? Adil dövüşmüyoruz. Adil olduğumuz tek oyun..." Alyssha onun sözünü tamamladı. "Quidditch."

    Quidditch, Slytherin için daima önemli olmuştu. Hele ki okul takımının neredeyse hepsi -durun bir dakika, gerçekten de hepsi oradaydı- oradayken, Quidditch oynamamak olur muydu? Ancak, ne yerleri vardı oynamak için ne de imkanları. Hepsi açlıktan ölmek üzerelerdi. Quidditch ne kadar altın tepside sunulan yemek gibi olsa da, kimseden ses çıkmadı. En sonunda midesi guruldayan Jacques acıktığını mırıldanınca, Krystelle ani bir şekilde atıldı. "Yemekleri ben hazırlamam." Gözlerini pörtleterek ona dönen erkekler kızlara umutla baksa da, Alyssha omuz silkti. "Bana hiç bakmayın." Krystof bir umut Vera'ya döndü. Genç kız kafasını olumsuz anlamda iki yana salladı. Xaviera ise onlara hiçbir şey demeden ateşin başına oturdu. Suratında kocaman bir gülümseme vardı. Geriye kalan tek kız olan Kimberly, kendisine bakmakta olan erkeklere bir bir baktı. "Ciddi olamazsınız. Kimse yemek getirmedi mi?" Sessizlik... Uzun, upuzun bir sessizlik. Tüm erkekler bunun kızların görevi olduğunu düşünmüşlerdi. Kızlar ise erkeklerin hazır getireceğini. Krystelle inledi. "Aç kalacağız... Lanet olsun." Son iki kelimeyi o kadar vurgulu söylemişti ki, kızın açlığının git gide arttığını anladı Krystof. Ona bakarak gözlerini devirdi. "Bizi aydınlattığın için teşekkür ederiz Krystelle. Çözümü de sunmak ister misin?" Yeniden bir sessizlik. Belli ki bu sessizlik uzunca bir süre bozulmayacaktı da. Krystelle'ı susturabildiği için gurur duydu genç adam kendisiyle. Yine de, sandığı kadar uzun sürmedi sessizlik. Söz konusu Krystelle ise sessizlik asla uzun sürmezdi çünkü...

    *Renklendirmeye üşendim. safhjk En yakın zamanda yapacağım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
SLYTHERIN NIGHT.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Friday Night Smackdown [ 15 Ekim 2010 ]
» Night Of Champions Match Cards

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: Ü L K E L E R :: Amerika-
Buraya geçin: