Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Raskolnikov | Yükseltme

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Adriana Raskolnikov

avatar

Lakap : Ana.
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 18/07/13

Özel
Rp Puanı:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Raskolnikov | Yükseltme   Perş. Tem. 18, 2013 5:19 am



Güneşin teninize değişi kadar güzel bir duygunun olmadığını düşünüyordu Katie. Bedeninizi sarmalayıp sizi okşayışının yarattığı o güzel hissi düşündüğü gibi. Hele ki bir şezlong da Miami sahilleri boyunca uzanıyorsanız. Mavi ışıl ışıl denize baktı. Sular güneşin etkisiyle kristalleşip güzelliğine ayrı bir hava katıyordu adeta. Güneş gözlüklerini takıp ayağa doğru davrandı ve sahili bambaşka bir gözle süzmeye koyuldu. Eğer ki babişi şu an onu izliyorsa akşam evde büyük kavga çıkacak demekti. Çünkü onun o çok korumacı ailesi ne kızlarını paylaşabilirdi ne de bir sahilde de olsa bir karış bikini ile dolanmasına izin verirdi. Katie çok şanslı bir kızdı ama bunun bir türlü farkında değildi işte. Bazıları onun oldukça bencil olduğunu söylerdi hatta. Annesi bir modacı, babası da Hilton oteller zincirinin sahibiydi. Her zaman varlık içinde olmuş, istediği her şeyi elde etmeye alışmıştı anlayacağınız. Asla hayırı kabul etmez hep kafasının dikine giderdi. Oldukça yüksek olan egosu bir cadı olduğunu öğrenip Hogwarts’a çağırılınca ulaşılamaz bir hal aldı. Zekiydi zeki olmasına ancak pervasız ve dikkatsizdi. Eğlenmek varken neden çalışılması gerektiğini bir türlü kavrayamazdı ayrıca. Ona göre asla bitmeyecek olan sonsuz bir servetleri vardı ve hayatının sonuna kadar lüks içinde yaşayacaktı. Anlıyorsunuz ki kızımız hayatı çok toz pembe görüyor. 
Hufflepuff’a seçilince binasının tam olarak ona göre olduğunu anladı. Ravenclaw’a seçilip deli gibi ders mi çalışacaktı yani? Çok beklersiniz. Ya Slytherin de olup kötülük için mi uğraşacaktı? Daha neler. Belki Gryffindor olabilirdi ancak rengi altın değildi. Buradan kaybediyordu işte. Binasının o altın renklerine hayrandı çünkü Katie. İçine güneş doğuyormuş gibi bir mutluluk yayıyordu. Hem binadaşları o kadar kafa dengiydi ki hepsini çok seviyordu. 

Düşünceleri aklında sıralanırken sahil boyu yürüdüğü kumlarda, tam arkasında bir hareketlilik hissetti. Dönüp baktığında babasının o çok yakışıklı gardiyanı John’u görmüştü genç kız. Yüzüne yavaşça güzel bir gülümseme yayıldı ve bu sıcakta bir Miami sahilinde takım elbiseyle duran tatlı adama baktı. Gerçekten çok komik görünüyordu. John neler düşündüğünü anlamış olacak ki utangaç bir şekilde sırıttı. Genç kızın  güzel adama eskiden beri zaafı vardı ancak aralarında bir şey olması elbette ki söz konusu değildi. John hem Katie’den yaşça büyük, hem de babasının en önem verdiği çalışanıydı. Yasak elma her zaman yenmek isterdi ne yazık ki. İstemeden de olsa bu düşünceleri aklından çıkardı ve adamın neden buraya gelmiş olduğu ile ilgilendi. “Bayan Scarlett babanız sizi almamı istedi. Bu akşam ki baloda eşinizi seçmenizi istiyor.” Ah tabi ya, baloyu tamamen unutmuştu! Tüm otel zinciri sahiplerinin ve zengin camianın olacağı o büyük balo. Aklına gelir gelmez yüzünü buruşturdu ve çaresizce sızlandı. “Ona gitmek istemediğimi söylemiştim John. Bu yüzden buraya kadar boşuna gelmişsin.” John’un yüzü bir kez daha aydınlandı ve genç kıza baktı. Katie’nin kalbi yavaşça tekledi. Ah bu duygudan kurtulmak zorundaydı. “Babanız böyle söyleyeceğinizi de tahmin etmişti bayan Scarlett. Bu yüzden eğer gelmezseniz banka hesabınızda büyük bir düşüş olacağını dile getirmemi rica etti.” Kız şimdi bildiğiniz kuduruyordu. O kadar sinirlenmişti ki ayağını kızıl kumlara sürttü. Babasının böyle dayatmalarından nefret ediyordu. Hem o buraya tatil yapmaya, yani bronzlaşmaya gelmemiş miydi? Ancak bunu ailesine anlatmak mümkün değildi işte. Onlar için tüm sosyetenin önünde ailecek verilen mesaj oldukça önemli olacaktı tabi.

Oflayarak puflayarak da olsa kaderine razı olup John’la sahilden çıktı genç kız. Eğer ki böyle dayatmalar olacaktı o zaman o da ona göre davranırdı. Bikinisinin üzerine hiçbir şey geçirmeden otele adımını attı ve şaşkın ve telaşlı bir John’u arkasında bıraktı. Babası yönetim kurulu ile küçük bir görüşme içerisindeydi ve Katie odaya hiç sormadan daldı. Tüm oda ona şaşkın şaşkın baktı böylece. Babasının yüzünde ki şaşkınlık yerini öfkeye bıraktı ve amacına ulaştığını hissetti böylece genç kız.

Birkaç kızgın ses tonuyla azarlama ve öğüt dinledikten sonra balo için hazırlanmaya otelde ki odasına gitti. Nedense bu gece içinden hiçte eğlenmek gelmiyordu. Çünkü sahilde ki o güzel anı bölünmüş, istemediği bir şeye zorlanmıştı. Yine de ılık bir duşun düzeltemeyeceği bir şey yoktur düşüncesi ile banyonun mermer taşlarına adımını attı. Su gerginliğini alıp gitmişti. Akan her damla huzuru geri getiri gibi oldu ve genç kızı yeniledi. Morali yavaş yavaş yerine gelince eski canlılığını kazandı. Pamuk havlulara sarınıp bedenini alel acele kuruladı ve gardırobunu inceleyebilmek için içeriye girdi. Ancak gardırobunu incelemeye gerek kalmadı. Çünkü odaya girer girmez yatağının üzerinde ki o muhteşem altın renginde ki uzun elbiseyi fark etmemek mümkün değildi. Elleri kumaşa değdi ve saten olduğunu fark etti. Bedeninde kayarcasına duracaktı! Büyük bir heyecanla saçlarını kuruladı ve yakut saç tokalarını makyaj masasının üzerine koydu. Gelen seslerle arkasına döndü ve tam o sırada kapısı açıldı. Hizmetçiler içeri girdi ve hemen işlerine koyuldular. Elbette ki işleri Katie’ye mükemmel bir görünüm vermekti. Birisi ayaklarına losyon sürerken bir diğeri saçına şekil veriyordu. Birkaç saat sonra aynanın karşısında hazır ve nazır bir şekilde kendine hayran hayran bakmaktaydı. 

Altın rengi elbisesi vücudunun tüm kıvrımlarını ortaya çıkarmış, kızı olduğundan daha yuvarlık hatlı göstermişti. Uzun sarı saçları arkasında at kuyruğu şeklinde toplanmış ve etrafına yakut tokalar yerleştirilmişti. Ela gözlerini belirginleştirecek bir makyajla artık tamamen hazır olmuştu işte. Öylesine kendini beğenmiş biriydi ki Katie kendine hayran hayran bakmaktan vazgeçemedi bir türlü. Kapısı hafifçe çalındı ve John’a gelmesini söyledi. Güzel adam siyah takım elbisenin içinde güzel olmaktan bir tık fazla, tamamen seksi görünüyordu! Katie sırıtmadan edemedi. Babası seçtiği adamın John olduğunu öğrenince kim bilir ne yapacaktı. “Çok güzel görünüyorsunuz Bayan Scarlett.” Adamın mavi gözleri hayran bir şekilde parladı ve kıza bakmayı sürdürdü. Genç kız istemeden de olsa titredi. “Teşekkür ederim John. Bana bu akşamlık Katie diyemez misin?” Şirin bir şekilde masum masum baktı güzel adama. John’un yüz ifadesi hiçbir şeyi ele vermese de düşündüğü belliydi. Kimse Katie’ye hayır diyemezdi ve John da demeyecekti. “Elbette ki Katie.” Kızın yüzü aydınlandı ve genç adamın koluna geçti. İşte şimdi mutluluğu tarif edilemezdi. Bu ne güzel bir tatil böyle ya, diye düşünmeden edemedi. “Bu arada haftaya da Fransa da moda haftası var John.”


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Isis
Yönetim
Yönetim
avatar

Mesaj Sayısı : 101
Kayıt tarihi : 22/06/13

MesajKonu: Geri: Raskolnikov | Yükseltme   Perş. Tem. 18, 2013 5:23 am

Puanınız: 96





# Betimleme: 29/30
# Akıcılık: 10/10
# Yazım Kurallarına Uyum: 10/10
# Sayfa Düzeni: 10/10
# Renklendirme: 4/5
# Kurgu: 23/25
# Uzunluk: 10/10

İyi rol oyunları!



Pokemon'un çocuğum olduğu doğrudur.
Neden uzun bir süre Isis yerine Cytheria'yı kullandığım da bilinmez.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Raskolnikov | Yükseltme
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: Düşünseli :: Role Play Geçmişi-
Buraya geçin: