Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hayaller

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Walter C. Paladin



Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 23/01/14

Özel
Rp Puanı:
66/100  (66/100)

MesajKonu: Hayaller   Perş. Ocak 23, 2014 7:50 am

Her gece arabayla ezip geçtiğim o genç kızın kabuslarını görerek terler içinde iğrenç yatağımdan sıçrayarak uyanıyordum.Aynaya bile bakamaz olmuştum.Tam sekiz yıldır hapishanedeyim.Pişmanlıkla geçmeyen tek bir günüm bile yok.Hapishanede tanrı inancını kazanmıştım ve bir katolik olmuştum.Kabuslardan ve hayallerden kurtulmak için sayısını bile hatırlamadığım tonlarca kitap okumuştum.Siyah kirli sakalı ve sararmış bıyıklı baş gardiyan sert tavırlarıyla bize emirler yağdırırken bile kitap okumaktan vazgeçmiyordum.Her gün öğlenden sonra güçlü bir ıslık sesiyle hepimiz hücrelerimizden çıkar bahçe temizliği yapmak için düzgün bir sıra ile bahçeye ilerlerdik.Bu işi defalarca yapmıştık fakat o adam ilk kez orada dikkatimi çekmişti.Sağ elimle topladığım çöpleri sol elimle tuttuğum poşete atarken hapishane girişindeki geniş aralıklı demir kapılardan otobüs durağına bakmaya çalışıyordum.Kapının önünden geçen gardiyanlar görüşümü engellesede adamı seçebiliyordum.Adamı sanki daha önce görmüş gibiydim ki adama bu kadar kafayı takmıştım.Uzun paltosu ve fötr şapkasıyla iyi giyinimli yaşlıca bir adamdı.Öylece otobüs durağının önündeki kaldırım taşlarında dikilmiş gözünü bir an olsun benden ayırmadan öylece bakıyordu.Adamın akli dengesi yerinde olmadığını düşünerek çöp toplamaya devam ettim ancak adam halen kim olduğu aklımı kurcalamaktaydı.Ertesi gün ve ertesi gün... Her gün böyle geçti aynı kıyafetleriyle aynı yerde dikilmiş bana bakıyordu.Adamın kim olduğu sorusu ve neden bana böyle baktığı sorusu beni ziyarete geldiği günden sonra aklımda canlanmaya başlamıştı.Bahçede oturmuş tarih konulu bir kitabı okuyup , anlamaya çalışırken gardiyanın yanıma gelip beni görmek isteyen birisinin olduğunu söyleyince irkildim.Hapishaneye girdiğimden beri ziyaretime hiç ama hiç kimse gelmemişti.Görüşme odasıda doğru ilerlerken kalbim o kadar hızlı atıyorduki elimi kalbimi üstüne koymak zorunda kalmıştım psikolojik olarak rahatlamak için.İkiye ayrılmış bir oda ve yaklaşık olarak 6 bloktan oluşuyordu bu oda.Her blokta karşılıklı birbirine bağlı iki telefon ve kırılmaz bir cam vardı.Gardiyanın işaret ettiği blogtaki koltuğa oturmadan karşımdakinin kim olduğuna bakmak istememiştim.Heyecanım biraz olsun yatışmıştı çünkü birkaç gün önce avukatımın değişmesi için bir başvuruda bulunmuştum ve bu ziyaretçinin yeni avukatım olduğunu düşünmeye başlamıştım.Kafamı hafifçe kalkdırıp camın ardına bakmamla gözlerimin fal taşı gibi açılması bir oldu.Karşımda oturan o fötr şapkalı adamdan başkası değildi.Halen kibirli kibirli bana bakıyor ve yüz mimiklerinde hiçbir değişiklik olmuyordu.Meraklı bir şekilde telefonu elime alıp , adamında aynı şeyi yapmasını bekledim fakat öylece mum gibi durmuş bana bakıyordu.Birkaç saniye bekledikten sonra sinirlenip gözü dönmuş bir vaziyette telefonun sapıyla cama vurmaya ve rahat bırak beni diye bağırmaya başladım.Gardiyan beni zaptetmek için tutup götürmeye çalıştığı saniyelerde bile adamın bana bakışlarında hiçbir değişiklik yoktu.Hücreme geldiğimde halen o olayın şokundaydım.Adamın kim olduğu ve neden böyle yaptığını düşünmeden edemiyordum.Hapishanede geçireceğim 5 ayım vardı ve her günün böyle geçeceğine kendimi alıştırmış , biraz olsun rahatlamıştım.Taki çıkma günüm gelene kadar.Hapishane kapısından adımımı atıp bir taksi çevirmek üzereyken o adamın halen aynı yerde durup beni izlediğini biliyordum fakat bilmiyormuş gibi yaparak oraya bile bakmaya tenezzül etmedim.Taksiyle kapısını açamadığım ve kırmak zorunda kaldığım evimin önüne geldim ve küçük bir bavulu yatağımın dibine bırakarak birkaç saatliğine güzel bir uyku çektim.O kadar dolmuş ve yorgundumki ertesi gün sabahına kadar uyumuştum.Kalkıp bir kafeye gitmek için yolda yürürken bile baktığım heryerde o adamı görüyor gibiydim.Kafade oturduğum masada kahvemi yudumlarken 2 masa ötede halen o adam oturuyordu.O bana bende ona bakıyordum.Sürekli böyleydi yanına gidip konuşamıyor , hatta o adamı öldüresiye dövmek istediğim halde bişey yapamıyordum.Adamın kim olduğu gerçeğide netlik kazanmıştı artık.Öldürdüğüm o kızın babasından başka birisi değildi.İlk gördüğüm günden beri o kadar zaman geçmesine rağmen teslim olmadan önce kızın cenazesinde gittiğimde gördüğümü daha yeni yeni hatırlıyordum.Bu durum her ne kadar zararsız görünsede psikolojim altüst olmuş ve çareyi incilde arıyordum.Sürekli kiliselere gidip pederlerin yaptıkları konuşmaları dinliyor , insanlarla sohpet ediyordum.Bu beni biraz rahatlatıyordu.Gece uyurken evimden gelen seslerle uyanıp , camdan baktığımda o adamın halen bana baktığını bile görüyordum her gece.O kadar dolmuştumki intihar etmeyi bile düşünmüş , tanrının en büyük günah olarak bahşettiği kendi canıma kıymayı bile göze almıştım.O adam ancak ben cehennemdeyken beni rahat bırakacaktı.O gece camdan adama bakarak sağ elime tuttuğum neşteri boğazıma dayadım ve adamın gözlerinin içine bakarak boğazımı kestim.Gülerek adama bakarken son gördüğüm şey adamında kendi neşterini çıkartarak boğazını kestiği olmuştu...




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Parthenia

avatar

Mesaj Sayısı : 52
Kayıt tarihi : 09/05/13

MesajKonu: Geri: Hayaller   Perş. Ocak 23, 2014 10:32 pm

Puanınız: 66





# Betimleme: 16/30
# Akıcılık: 9/10
# Yazım Kurallarına Uyum: 6/10
# Sayfa Düzeni: 7/10
# Renklendirme: 0/5
# Kurgu: 20/25
# Uzunluk: 8/10

İyi rol oyunları!

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Hayaller
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: Düşünseli :: Role Play Geçmişi-
Buraya geçin: