Whisper of Death RPG
Sitemize hoş geldiniz.
Lütfen giriş yapınız ya da üye olunuz.

WoD Yönetimi.



 
AnasayfaKapıSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tutarsız adam

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kimblee Solf



Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 07/09/13

Özel
Rp Puanı:
70/100  (70/100)

MesajKonu: Tutarsız adam   C.tesi Eyl. 07, 2013 1:49 am

Kaldır başını artık çocuğum. Adaletin gücü artık başını eğmemeli.” Yaşlı din adamının sözleriydi bunlar. Bembeyaz kısa saçları, işine olan sadakatinden ve vücuduna söz geçirememesinden çökmüş yüzü, çukurlaşmış göz yuvaları ve onların içindeki mavi renkli gözler. Onu tanımlamak bu kadar kolaydı. Herkes için birkaç kelimeyle anlatılacak yaşlı bir adamdı o. Fakat karşısında duran adam için durum çok farklıydı. Mücadelenin ne demek olduğunu, gücün ne olduğunu öğreten kişiydi o. Hayatta kalabilmesini sağlayan her şeyi öğreten kişiydi. Genç adam kafasını kaldırarak yaşlı adamla göz göze geldi. O mavi gözlerdeki ateşi görebiliyordu. Vücudu yaşlanmış bile olsa onlar hiç değişmemişti.

 ”Teşekkür ederim, efendim,” dedi genç adam. “Güveninize layık olacağım.” 

 Yaşlı adam gülümsedi. “Bundan kesinlikle eminim, Cyfiawnder. Şimdi git ve görevini yerine getir.

 ”Emredersiniz.

 Genç adam odadan çıktığında artan ışık yüzünden gözlerini kısmak zorunda kaldı. Yaşlı adamın odasını sadece birkaç gaz lambası aydınlatırken bulunduğu koridorda sarı duvarlara yerleştirilmiş bir sürü ampül vardı. Bu ona hep ironik gelmişti. Ama hiç nedenini sorgulamamıştı. Yavaş adımlarla koridoru geçti.

 Cyfiawnder henüz yirmilerinde bir adamdı. Gece kadar siyah saçları ve aynı karanlıkta gözleriyle dikkat çekerdi. Yüzünde hep bir umutsuz bir ifade olurdu. Zaten pek güldüğü de söylenemezdi. On yaşına kadar ne annesini ne babasını tanımadan bir yetimhanede kaldıktan sonra yaşlı adam tarafından evlatlık olarak alınmıştı. Bir baba sevgisinin nasıl bir şey olduğu konusunda bir fikri yoktu ancak yaşlı adamın ona baba sevgisinden daha fazla şey verdiğini düşünürdü. Nihayet koridorun sonuna geldiğinde siyah paltosunu düzeltti ve cebinden çıkardığı koyu mavi atkısını boynuna sardı. Tam bu sırada omzuna konan eli fark etti. Ardına dönüp baktığında Ofn’u gördü. Ofn ona gülümsedi ve, “Görünüşe göre bu görevde beraberiz,” dedi. 

 Cyfiawnder oldukça şaşırmıştı. “Tek gideceğimi sanıyordum,” dedi.

 Ofn kafasını ‘Elden bir şey gelmez’ gibisinden salladı.

  “Ben de beklemiyordum fakat o yaşlı moruk böyle istedi.

 Cyfiawnder, “Anlıyorum,” diyerek başını yere eğdi. Demek yaşlı adamın bu görevde ona güvenme konusunda hala şüpheleri vardı. Yine de yanına bu adamın verilmesini istemezdi. Tekrar başını kaldırarak Ofn’a baktı ve “Gidelim o halde,” dedi. 

 ”Nasıl istersen, patron sensin.” Ofn sinsice gülümsedi.

 Cyfiawnder siyah renkli bir klasik olan arabasının farlarını kapadı ve bir süre daha ilerledikten sonra arabayı durdurdu. Ofn’a dönerek, “Gidelim,” dedi.

 Ofn da tıpkı Cyfiawnder gibi bir evlatlıktı. Zayıf, kemikli bir yüzü vardı ve teni kanı çekilmiş kadar soluktu. Cyfiawnder’ın aksine yaşlı adamı hiç sevmezdi. Çünkü zayıf olduğundan yaşlı adamın yaptırdıklarını asla tam olarak becerememişti ve hep azar işitmişti. Fakat en az yaşlı adam kadar iyi çalışan bir kafası vardı. Hesaplamalarında hataya hiç yer yoktu. Arabadan inerek karanlık caddenin kirli kokusunu içine çekti. ‘Hiç istediğim gibi değil,’ diye düşündü ve iç geçirdi. Onunda giyinişi tıpkı Cyfiawnder’a benziyordu. Tek fark kullandıkları atkının rengiydi. Ofn’un atkısının rengi kırmızıydı. Bunun sebebi ise yaşlı adamın her evladına farklı bir hissi yakıştırmasaydı. Ofn ne olduğunu hatırlayamadığı bir dilde “Korku” anlamına geliyordu ve yaşlı adama göre bu hissin rengi de kırmızıydı.

 Cyfiawnder köşkün kırmızı duvarlarının önünde duruyordu. Çevresine şöyle bir bakındı hemen ardından zıplayarak duvara tutundu ve hızlıca tırmanarak köşkün bahçesine atladı. Şimdi labirent biçimindeki çalıların arasındaydı. Hemen ardından Ofn da bahçeye atladı. Ofn cebinden çıkardığı bir elektronik alete baktı. Alette labirent bahçenin detaylı bir haritası bulunuyordu. “Dümdüz devam et,” dedi Cyfiawnder’ya.

 Köşkün içinde bir çeşit kutlama yapılmaktaydı. Davetliler bir kıyafet balosuna katılmışçasına birbirinden tamamen farklı kıyafetler içerisindeydi. Tuvalet giymiş kadınların yanında, takım elbise giymiş kadınlar bulunuyordu. Aynı şekilde bir soylu gibi giyinmiş erkekler arasında da takım elbiseli adamlar vardı. Geniş salonun bir köşesinde klasik müzik çalan orkestra konukları eğlendiriyor görünüyordu. Parti sahibi olan yuvarlak geniş gözlüklü, bodur ve oldukça kilolu adam yanındaki konuklarla şakalaşıp gülüyordu. Yarın bulunduğu bölgenin yeni valisi olacaktı. Bu da bir kutlamayı hak ediyordu. Yanına yaklaşan kadın danışmanı kulağına eğilip bir şey söyleyince toparlandı ve konuklarının yanından ayrılarak salonda kurulmuş kürsünün başına geçti. Orkestraya dönerek müziği kesmelerini işaret etti. Müzik kesilince tüm dikkat onda toplanmıştı. Sesini temizleyerek konuşmaya başladı.

 ”Bayanlar baylar, bugün beni bu mutlu günümde yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim.

 O bunu söylediğinde salondan bir alkış koptu.

 Cyfiawnder ikinci korumayı da etkisiz hale getirerek yere yığdı. Şimdi büyük pencerenin ardına geçmiş içeride konuşma yapan adamı izliyordu. Kimse şuanlık onu fark etmemişti. Ofn ise içerideki takım elbiseli kişi sayısına baktı. “On bir,” diye tısladı. 

 Cyfiawnder ona dönerek başıyla onayladı ve bir anda önündeki pencereyi attığı tekmeyle kırarak içeri girdi. Bir anda gözler ona çevrilmişti. Sonunda fark edilebilmişti. Takım elbiseli kişiler ceketlerinin içlerinden çıkardıkları silahlarla ateş etmeye başladıklarında Cyfiawnder çoktan harekete geçmişti bile. Üzerine yağan kurşunları umursamayarak direkt olarak hedefine yöneldi. Bir eli paltosunun içindeki silahını kavramıştı bile.

 Onun hemen ardından içeri giren Ofn kaçışan insanların arasından takım elbiseli olanları elindeki tabancalarla indiriyordu. Kaçışan insanların dışarı çıktığına emin olduktan sonra sinsice güldü ve yoğun ateş altında bir kolonun arkasına saklandı. 

 Cyfiawnder silahını çekerek kürsünün ardına atladı. Şişman adamı boynundan yakalayarak yere indirdi. Korkudan boncuk boncuk terleyen adam olduğu yerde debelenerek, “Siz de kimsiniz,” diye bağırdı. “Ne istiyorsunuz benden?! Eğer para istiyorsanız istediğiniz kadar alın!

 Cyfiawnder silahını adamın dudağına dayadı. “Sessiz ol şişman adam. Debelenirsen seni yanlış yerinden vurabilirim ve bu da sana çok daha acılı bir ölüme neden olur.

 Şişman adam çırpınmayı bıraktı. Cyfiawnder, “İşte böyle,” dedikten sonra yan taraftan fırlayan bir diğer takım elbiseli adamı silahıyla indirdi.

 Bir anda sönen lambalarla beraber ortalık karanlığa gömülmüştü. Birkaç el silah sesi daha duyulduktan sonra bir anda her taraf çığlıklar atıp haykıran seslerle dolmuştu. Cyfiawnder yerdeki adamın hızlı soluk alıp verişini duyabiliyordu.

 Bir kemanın sesi duyuldu önce. Ardından ışıklar tekrar yandı. Takım elbiseli herkes yerde cansız bir şekilde yatıyordu ve bazıları paramparça edilmişti. Ofn’un önünde kanlar içinde altın kaplama bir zincir duruyordu. Oldukça kalın olan bu zincirin başında yine altından kaplama bir topuz duruyordu ve kanlar içindeydi. Ofn kanlı elleriyle tuttuğu kemanıyla bir klasik çalıyordu. Ağır, insanın içini daraltan bir müzikti bu. İnsana ölümü çağrıştırıyordu.

 Cyfiawnder silahını yerde hareketsiz yatan adamın göğsüne dayamıştı. “Bu güzel müzik senin için çalıyor, şişman adam,” dedi. “Yarını göremeyeceğin için üzgünüm. Tanrı günahlarını bağışlasın.” 

 Cyfiawnder’ın silahı içeri girdiğinden beri ikinci kez ateş aldı. Görev tamamlanmıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Anna Lizzie Malfoy
Hogwarts Müdiresi | KSKS Profesörü
Hogwarts Müdiresi | KSKS Profesörü
avatar

Lakap : Liz, Ann.
Rp Sevgilisi : Henry McCourt bitchi.
Mesaj Sayısı : 1528
Kayıt tarihi : 16/08/09

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Tutarsız adam   C.tesi Eyl. 07, 2013 8:37 am

Puanınız: 70





# Betimleme: 20/30
# Akıcılık: 7/10
# Yazım Kurallarına Uyum: 8/10
# Sayfa Düzeni: 6/10
# Renklendirme: 1/5
# Kurgu: 20/25
# Uzunluk: 8/10

İyi rol oyunları!



Henry özel spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kimblee Solf



Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 07/09/13

Özel
Rp Puanı:
70/100  (70/100)

MesajKonu: Geri: Tutarsız adam   C.tesi Eyl. 07, 2013 11:27 am

Puanı neye göre veriyorsunuz ? İncelediğim çoğu rp'den daha iyi yazdığımı düşünüyorum ?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Dimitri Aldrich Potter

avatar

Lakap : Dim. Dimka.
Rp Sevgilisi : Diamenta Sandeaux.
Mesaj Sayısı : 1216
Kayıt tarihi : 16/08/09

Özel
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Tutarsız adam   Paz Eyl. 08, 2013 8:06 am

Puan değerlendirmesini yukarıda görebilirsiniz. 
"Betimleme, Uzunluk, Akıcılık, Renklendirme, Yazım Kurallarına Uyum, Sayfa Düzeni ve Kurgu." 
Puanınızı yükseltmek için yeniden bir RP yazabilirsiniz.
Başlığı kilitliyorum. Başka sorunlarınızı PM atabilirsiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Tutarsız adam
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Whisper of Death RPG :: Düşünseli :: Role Play Geçmişi-
Buraya geçin: